hepsibet
  • BIST 14070.98
  • Altın 6091.63
  • Dolar 47.1807
  • Euro 53.884
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • Tunceli 20 °C

Munzur Kültür ve Doğa festivali üzerine;

YILMAZ ÇELİK

 

 

Munzur Kültür ve Doğa Festivali, bugüne kadar ne yazık ki gerçek amacına uygun bir biçimde gerçekleştirilemedi. Doğayı koruyan, kültürü yaşatan, sanatı ve özgür düşünceyi buluşturan bir festival anlayışı yerine, her yıl tartışmaların gölgesinde kalan bir organizasyon izledik.

 

Benim nazarımda, Munzur’un ruhunu, kültürünü ve doğasını hakkıyla temsil etmeyen bir festival yok hükmündedir. Munzur’un adını taşıyan her etkinlik; doğaya saygıyı, kültürel mirası, halkın ortak iradesini ve özgür sanat anlayışını esas almalıdır. Aksi hâlde geriye sadece adı kalır; ruhu ise eksik olur.

 

Her yıl aynı isimler, aynı anlayış ve aynı kısır döngü… Adı kültür, adı sanat, adı doğa festivali deniliyor; ancak ne kültürün çoğulcu ruhu, ne sanatın özgür sesi ne de Munzur’un doğasına sahip çıkan bir anlayış görebiliyoruz.

 

Bir festival, yalnızca adından ibaret olamaz. Gerçek bir kültür ve doğa festivali; farklı seslere, farklı sanatçılara ve toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde yer vermelidir. Yıllardır süregelen tekdüze anlayışı kabul etmiyorum.

 

Benim için Munzur Kültür ve Doğa Festivali, Munzur’un değerlerini, doğasını, kültürünü ve halkın ortak iradesini gerçekten yansıttığı gün anlam kazanacaktır. Bunun dışında kalan anlayışın, festivalin adına da ruhuna da yakışmadığını düşünüyorum.

 

Yıllardır aynı etkinlikler, aynı programlar, aynı anlayış…

 

Oysa asıl konuşmamız gereken bambaşka sorunlar var. Tunceli neden her geçen yıl göç veriyor? Gençler neden umutlarını başka şehirlerde arıyor? Kadınlar neden kendi memleketlerinde üretme ve yaşama imkânı bulamıyor?

 

Bunlar kültürün de, sanatın da, doğanın da dışında kalan meseleler değildir. Tam tersine, bir kentin kültürü; insanıyla, gençleriyle, kadınlarıyla, üretimiyle ve geleceğiyle anlam kazanır.

 

Festival kapsamında bu sorunları tartışan paneller düzenleniyor mu? Göçün nedenleri, işsizlik, kadınların ve gençlerin yaşadığı sorunlar, doğanın korunması ve Tunceli’nin geleceği konuşuluyor mu? Bu sorulara verilecek samimi cevaplar, yapılacak konserlerden ya da gösterilerden çok daha kalıcı olacaktır.

 

Memleketi sevmek, sadece birkaç gün süren etkinlikler düzenlemekle olmaz. Memleketi sevmek; gençlerin gitmek zorunda kalmadığı, kadınların özgürce üretebildiği, doğanın korunduğu ve insanların umutla yaşayabildiği bir gelecek kurabilmektir.

 

İşte gerçek kültür, gerçek sanat ve gerçek sahiplenme de burada başlar.

Bu yazı toplam 330 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1971-2023 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim