Yavuz, resmi kayıtlarda yaylaya çıkan aile sayılarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, “Geçen yıl 303 aile deniliyor. Ancak bizim sahada yaptığımız tespitlere göre Tunceli’de yaylaya çıkan aile sayısı 200 ile 220 arasındadır. Bunun üzerindeki rakamlar dışarıdan gelen sürülerin evraklarıyla oluşturuluyor” dedi.
Bu durumun hem yasaların ihlali anlamına geldiğini hem de yerel üreticilerin hak kaybına uğradığını belirten Yavuz, “İnsanların emeği ve hakkı ellerinden alınıyor. Sonra dönüp kurumlar maaş alıyor ama bedelini üretici ödüyor” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nü de eleştiren Yavuz, bölgeyi ve hayvancılığı bilmeyen kişilerin görev başına getirildiğini savunarak, bunun üreticilere zarar verdiğini söyledi.
“Tunceli’de neden şeffaf ihale yapılmıyor?” diye soran Yavuz, Türkiye’nin diğer illerinde ihalelerin açık şekilde yürütüldüğünü ancak Dersim’de yıllardır belli çevrelerin yaylalar üzerinde hakimiyet kurduğunu öne sürdü.
Hayvancılığın bölgede giderek gerilediğini ifade eden Yavuz, “Üye sayımız 1084’ten 860’a düştü. Pertek’te son 5 yılda 34 aile hayvancılığı bıraktı. Bunun nedeni yaşanan sorunlar ve haksızlıklardır” dedi.
Yetkililere çağrıda bulunan Yavuz, ellerinde resmi belge ve evrakların bulunduğunu belirterek, “Eğer bir yanlışımız varsa bedelini ödemeye hazırız. Ancak şartları yerine getirmeyenlere ihale verilmesine neden göz yumuluyor?” diye konuştu.
4 Mayıs’ta yapılan yayla ihalesine de tepki gösteren Yavuz, ihaleyi alan birliğin gerekli şartları karşılamadığını iddia ederek, “Şartları yerine getirene verin. Şartları yerine getirilmeden birilerine teslim edilmesini kabul etmiyoruz” dedi.
Yavuz, açıklamasının sonunda üreticilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Bir insanın emeği onun yaşamıdır. Emeği elinden alınan insanın yaşamı da elinden alınmış olur” ifadelerini kullandı.


































