• BIST 9814.19
  • Altın 2435.362
  • Dolar 32.3524
  • Euro 34.3983
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 13 °C
  • Tunceli 9 °C

BASTONLU YEMEK

Fikri TAŞ

 

  Davetlilere, yemek sonrası bastonların dağıtıldığı yemek, benim, benim gibi ilk kez görenlerin gördüğü renkli bir görüntüydü. Renkli bir etkinlikti.

   12 çocuğu olan yaşlı bir baba, Emniyet Müdürüne gider. Çocuklarından dert yanar.’Bana bakmıyorlar. Ortada kaldım. Perişanım der.’ Babasını kaybetmiş olan Emniyet Müdürü, çok üzülür. Misafirini çok güzel ağırlar. Kendisine yardım edeceği sözünü verir. Onun benzeri birkaç yaşlı daha aynı şekilde Emniyet Müdürünün misafiri olurlar. İçlerinden biri, Emniyet Müdürünün babasına çok benzer. Emniyet Müdürü, adeta babasını görmenin sevincini yaşar. Yaşlıların sorunları Emniyet Müdürünü üzer. Onları merak eder. Onların sorunlarını dinlemek, onlar için bir şeyler yapmak ister. Onlarla topluca bir araya gelmeyi düşünür.

   Onları, bir salonda toplayıp konuşmanın, onlara hitap etmenin uygun olmayacağını, Onları, beklide hayatlarında hiç gitmedikleri lüks bir yemekli salonda ağırlamanın onları daha çok sevindireceğini düşünür.

   Şehrin ilk yıldızlı ŞAROĞLU Otelinin lüks, büyük, yemek salonunda onları ağırlamanın hazırlığı, siparişi yapılır. Daha çok şehrin kenar mahallelerinde oturan yoksul yaşlılar, mahalle muhtarları aracılığı ile tespit edilir. Tespit edilen yaşlılar, belirlenen gün ve saatte ŞAROĞLUNDAKİ yemeğe davet edilir.

   Yemeğe biz gazetecilerde davetliydik. Arkadaşlarla Otelin üst katına çıktığımızda yemek salonu tamamen doluydu. Sivil giyinmiş emniyet mensupları misafirleri salonun girişinde karşılıyorlardı.

   Salonda, salonun alışık olduğu davetliler yoktu. Bütünü ile yaşlı, yoksul giyimli, yazmalı davetlilerle doluydu. Ender rastlanılan renkli güzel bir görüntüydü. Salonda annemi, babamı görür gibi oldum. Annemde onlar gibi yazmalı, babamda onlar gibiydi. Annemle babamla bir araya gelmiş gibi duygulandım.

   Geçen yıl, kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanı, FATMA ŞAHİN’İN ziyaretinde aynı salonda aynı manzara yaşanmıştı. O günün valisi ve eşi, seçkin davetliler yerine, şehrin kenar mahallelerinden, yazmalı, şapkalı, yoksul insanları davet etmişlerdi. Salon onlarla doluydu. Vali ve eşi, misafirleri bakanla değil, onlarla ilgilenmiş, onların yanlarında olmuşlardı.

    Bir benzerine, Vali beyin, beni de davet ettiği konağında, yaşlı, yoksul aileleri ağırladığında tanık olmuştum.

   Emniyet Müdürü, eşi, emniyet mensupları, yaşlıların yanında onlarla beraberlerdi. Yemeği birlikte sohbet ederek, çoğunlukla onları dinleyerek yediler. Onlara, bir evlat gibi sıcaklık yakınlık gösterdiler.

    Emniyet Müdürü yemek boyunca babasına benzeyen yaşlının yanında oldu. Onu dinledi ona baktı. Bakarken babasını hatırladı hep, baba sevgisini tattı. Yaşadı.

   Yaşlı anneler, davete sevindiklerini, mutlu olduklarını, bir hatip gibi değil, kendilerine yakışır kendileri gibi mikrofonlardan, özgürce dile getirerek ifade ettiler. Yüzlerine yansıyan memnuniyetleri, sevinçleri, görülmeye değerdi.

  Etli, tatlılı, meyveli yemekte, en büyük sevinci kendilerine dağıtılan, renk, renk, süslü bastonları alırken yaşadılar. Onlar için en büyük hediye olmuştu. Onu, bastonları, yanlarında taşırken, hayatlarında ilk kez bir yıldızlı otelde yemek yediklerini, kendilerine gösterilen yakınlığı, güler yüzleri hatırlayacaklardı.

   Bastonlu yemek, bir açılım kadar etkili, anlamlıydı. Belki de bir ilkti.

 
        Fikri TAŞ
 [email protected] 

*Sitemizde yayınlanan köşe yazılarının sorumluluğu yazarlarına aittir.
Bu yazı toplam 1728 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 1971-2023 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim