• BIST 93.229
  • Altın 229,855
  • Dolar 5,7875
  • Euro 6,6373
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • Tunceli 20 °C

TARİH ŞAHİT

RIZA CAN

 

            “Garp Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok.”

            Bu bir romanın adı.

            Ben de “ Şark Cephesinde Yeni Bir Şey Yok.” diyorum.

            Ben Şark Cephem, Kürt nüfusunun yerleşik olduğu yerlerdir. Yani, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı kentleridir.

            Gerçekten o yerler, bir sessizliğin içindeler. Olup bitenleri, bir çeşit Tevekkülle karşıladıklarını düşünüyorum.

            Tevekkül, selamete giden yoldur. Bundan kuşku duymamak lazım. Çünkü, ne Türklerin ne de Kürtlerin birbirlerine karşı tarihsel bir düşmanlıkları olmamıştır. Onlar, Anadolu topraklarında hep yan yana ve iç içe oldular. Tarih buna şahitlik ediyor. Şu söyleyeceklerim tarihin naklettikleridir.

            Kısa bir zaman önce, 1071’de yapılan Malazgirt Meydan Savaşı’nın zaferini kutladık.

            Selçuklu Alparslan, Büyük Roma ordusunu Malazgirt’te karşıladı. Alparslan’a zaferi, Bey’ler kazandırdı. O Beylerin içinde Kürt Bey’ler de vardı.

            Bugün Kürtlerin yerleşik olduğu yerler, bir zamanlar Beylikler halindeydi. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu bir hayli zaman olmuştu. Ama Osmanlı’nın Kürt coğrafyasıyla tanışması çok sonradır. Bu coğrafyayı tanıması, Sultan Selim’le İran Şahı İsmail arasında cereyan eden “Çaldıran Savaşı’ndan” sonra mümkün olmuştur. Kürtlerle tanışması dersek daha doğru olur.

            Şu çok önemli: Tanışma istemi, daha doğrusu, Osmanlı’ya bağlanma istemi Kürt beylerden geldi. İstemi, “İdris-i Bitlisi” organize ediyor.

            İdris, adı üzerinde, Bitlislidir. O zamanki Bitlis’in saygın ailelerindendir. Din bilginidir. Tarih yazarlığı da var.

            Evet, Yavuz’la Bey’ler anlaşıyorlar. Ve Osmanlı’nın çok uzun zaman bu coğrafyayla bir sorunu olmadı.

            Ne var ki, özellikle Tanzimat’tan sonra Doğu artık sakin değildi. O nedenle Abdülhamit, “Hamidiye Alaylarını” kurdurarak bölgedeki Kürt Bey’leri onurlandırdı. Çünkü Bey’ler artık kendi aşiretlerinin “rütbeli” kişileridirler. Devlete karşı da görevleri vardır.

            Abdülhamit öyle yapmıştı. Şimdi ise Kürtler, “kayyumlarla” yönetilmek isteniyor. Oysa Kürtler, Türkiye Cumhuriyeti’nin seçkin vatandaşlarıdırlar.

 

                                                                                                                             Rıza CAN

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim