Yıllarca özlenen, doğamızı, örten beyaz yorgan, yavaş, yavaş, doğayı terk etmeye başladı. Onu, doğamız, olmak üzere, hepimiz çok özlemiştik. Çok hızlı geldi. Beraberinde getirdiği SOĞUKLA bizleri evlerimize hapsederken, sokakları, buz pisti yaptı. Çatılardan, saçaklardan, düşenler, doğada düşen çığlar gibi insanları korkuttu. Tehlike yarattı. Doğadaki canlıları üşüttü. Aç bıraktı. Duyarlı insanlar, aç kalan yaban hayvanlarını, şehirde, birlikte havayı soluduğumuz kedileri, can dostlarını, aç bırakmamak için ellerinden geleni yaptılar. Onların ulaşabildikleri yerlere yem bıraktılar. Valilik aynı duyarlılığı göstererek kırsal alanlara, yaban hayvanları için bir tonluk yem bıraktı.
Önümüzdeki yaz mevsimi, BEYAZ YORGANLA, onunla şenlenecek. Doğa, büyük çok renkli bir örtüyle örtünecek, süslenecektir. Bolluk bereket yaşanacaktır. Kuruyan çeşmeler yeniden akacaktır. Küçülen göller, denizler, yeniden genişleyip büyüyeceklerdir.
İSTİHDAM
Günümüzde, haberleri, mahallinde izleyerek aldığımız gibi, sosyal medyadan da alıyoruz. Sosyal medyadan, sevindirici bir haber aldık. Habere göre Belediyemiz 100 insanımıza, ekmek kapısını aralamıştır. Kalıcı, kadrolu, olmasalar da, yarım sigortalı olsalar da bir süreliğine 100 aileye yardım eli uzatmış olacaktır.
İlimiz sanayisi, tarımı, olmayan bir ildir. Arıcılık, hayvancılık alanlarında giderek artan faaliyetler, olsa da, işsizliği giderecek, istihdam sağlayacak katkısı azdır.
İlimiz, Tunceli nüfusu az. Küçük bir ildir. 1938 Dersim harekâtında insanların bir kısmı katledilirken, bir kısmı da başka illere sürgün edildiler. Devlet, kalanları kazanmak, aydınlatmak eğitmek için eğitime, önem öncelik verdi. Köylerde, okullar açtı. Yeni yetişen nesil, çoğunlukla okullarda eğitim gördüler. Okuryazar oldular. Devlet kurumlarında istihdam edildiler. İlimiz, Ülkenin okuryazar oranı ile en yüksek ili oldu. Ne yazık ki bu kadar okumuş aydın bir ilin vatandaşlarına devletin ekmek kapıları beklenildiği kadar açık değil.
İlimizde, üniversite açıldığında, ben yazılarımda, üniversitemize, fabrikası olmayan ilimizin, BACASIZ FABRİKASI, diye adlandırmıştım. Üniversite, yüksek, eğitim kurumudur. Ülkenin çeşitli illerinden gelen binlerce örgenci, yüksek eğitim göreceklerdi. Ekonomik olarak ilin ekonomisine, sosyal, kültürel yaşamına katkıda bulunacakları gibi, ilimizin ülke çapında tanınmasına katkıda bulunacaklardı. Büyük bir kurum olan üniversitemiz, ihtiyaç duyacağı personel, alımları için hakkı olan Tuncelileri tercih edeceklerinden, ilimizin işsizlerine İSTİHDAM kapısı olacaktı. Beklenildiği kadar olmasa da ilimiz için bir istihdam, ekmek kapısı oldu.
Fabrikaları, sanayisi, tarımı olmayan ilimizde, istihdam sağlayacak, özel iş alanları da yok kadar, azdır. Onun için istihdam sağlayacak kurumlar, devletin resmi kurumlarıdır. Devletin resmi kurumları kurumlarında çalıştırılacak bir işçi istihdam edeceklerinde bu Tuncelili olmalıdır. Tunceli’de görev yapan kurumların yetkilileri, Tuncelilerin hakkı olan bu hakkı öncelikle onlara vermelidirler.
Belediyemizin istihdam edecekleri işçilerin, şehrin, sokaklarının, caddelerinin, parklarının, temizliğiyle görevlendirilecekleri tahmin edilmektedir.
İşsizlik, çaresizlik, çok ağır bir işkencedir. İnsanları bu işkenceden kurtarmak, günümüzde, en büyük kurtarıştır.
DOĞAYI TAHRİP EDEN HES İPTAL EDİLDİ.
Çemişgezek ilçesi doğa harikası TAGAR Çayında, doğayı tahrip, edecek, % 90 nı inşa edilmiş HES projesi, doğa koruyucularının, şikâyeti itirazı üzerine mahkemece iptal edildi.
Sevindirici bir haberdi. İtiraz üzerine iptal edilmeseydi kaçak inşa edilmiş bitmek üzere olan HES CANAVARI, su toplayacaktı. İşgal edeceği binlerce dönüm doğada barınan, yaşamını sürdüren binlerce cana, kıyacaktı. Doğanın zenginliklerini, boğup yok edecekti. İklim değişikliklerine yol açacaktı.
Doğa canavarının katliamını engelleyen, duyarlı doğa koruyucularına, iptal kararı veren hâkimlere teşekkür ediyorum.
İyi ki duyarlı doğaseverlerimiz, koruyucularımız, Hukukçu hâkimlerimiz vardır.































