• BIST 9334.13
  • Altın 2032.147
  • Dolar 31.1237
  • Euro 33.793
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 5 °C
  • Tunceli -1 °C

DERSİMDE YAŞANAN 1938’İ ANMAK

Fikri TAŞ

    DERSİM tarihi ile Cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak geçen DERSİM KATLİAMI yaşandığı yüzyılda işlenen katliamlardan biri olarak insanlığında yüz karası, kara bir lekesidir.
   Yapılmış olan bu katliam devlet katında bunun bir katliam olduğu onlarca yıl saklandı, dile getirilmedi.
   Şimdiki Cumhurbaşkanımız Başbakanlık yaptığı dönemde bunun bir KATLİAM olduğunu dile getirerek devlet adına özür diledi. Tarihi bir gerçekle devleti yüzleştirdi.
  Bu yıl katliamı anmak için düzenlenen etkinlikler katliam için karar alınan 4 Mayıs 1937 tarihinin yıl dönümünde Belediye öncülüğünde DERSİM’İ YENİDEN İNŞA CEMİYETİNİN düzenlediği 2 günlük anma etkinlikleri katliamın yapıldığı yaşandığı alanlarda yapıldı.
   Çok sayıda politikacının, akademisyenin, Profesör NORMAN PACH’IN, sosyolog İSMAİL BEŞİKÇİNİN, araştırmacının, gazetecilerin, katıldığı anma törenlerinde Devletin, yapılan soykırımla, katliamla, yüzleşmesi istendi.
   SEYİT RIZA meydanında, aynı katliamda idam edilen, SEYİT RIZA’NIN yanı başında mumlar yakılarak katledilenler anıldı.
   Ovacık yolu üzerinde HALBORİ Kayalıklarında mumlar, yakılarak, çoluk çocuk kadın ayırmadan katledilip kayalıklardan MUNZUR Suyuna atılanlar anıldı.
   Geçmiş yıllarda bir hafta sonu Munzur Vadisinde ağla balık avlamaya gitmiştik, balık avından iyi anlayan bir arkadaşımız, bizi katliamın yaşandığı HALBORİ Gözelerinin bulunduğu alana götürmüştü.’Burada balık çok. Buraya ağ atalım demişti.’Bir başka arkadaş ‘Hayır arkadaşlar,1938 yılında öldürülüp suya atılan ölülerimiz, burada bu suyun içinde yatmaktadırlar. Burası ölülerimizin yattığı bir mezarlıktır. Mezarlıkta balık avlayamayız. Yanımızda mum olsaydı. Yakar giderdik.’Dedi. Arkadaşa, katılarak orada balık avlamadan uzaklaştık.
   İnsanların öldürülerek, beklide sağ, sağ, atıldığı MUNZUR Suyunun, aylarca kanlı, içinde, cesetlerle aktığına, yakında kaybettiğim Abemde tanık olmuştu. ’8 yaşındaydım. Çayın ağzına inmiştim. Gölde, benden küçük bir çocuğun cesedi yüzüyordu. Korkumdan kaçıp eve geldim.’Diye anlatmıştı.
   2014 yılında İstanbul adli tıp kurumunun DERSİMDE 13 - 14 kişinin kemikleri üzerinde yaptırdığı adli tıp kazısında, hepsinin 4-5,6-7,9-10 yaşlarında çocuklar olduğu tespit edilmişti.
  Olaylara karışıp karışmama ayırımı yapılmadan soykırım yapıldığına da Rahmetli babam tanık olmuştu. Köyümüz, olayların yaşandığı alanlardan çok uzaktaydı. Hiç bir şekilde olaylara bulaşmamış, bir köydü. Muhtar olan babamın köyde olmadığı bir gün, jandarmalar, köye gelip,38 olaylarının çıkmasına sebep olduğu, devletin güvenlik güçlerine direndiği ileri sürülen DEMENAN aşiretinden olan, yakından uzaktan olaylarla bir ilişkisi olmayan masum günahsız bir aileyi, 4-5 yaşlarındaki çocukları ile anne babalarını, alıp katletmek için MAZGİRT, ilçemize götürmüşler. Babam, köye gelip durumu örgenince, acele, ilçeye koşmuş. Jandarma komutanına çıkmış.’Getirdiğiniz aile, masum günahsız bir aile, üstelik yeğenlerim sayılır’ demiş. Komutan bir pusula yazmış.’Git al.’Demiş. Babam toplanan insanların konulduğu yere gitmiş. Çoluk, çocuk, kadın yığından insanın bir arda tutulduğunu, ölümü beklediklerini görmüş. Çevre köylerden toplanıp getirilmiş, babamı tanıyanlar, Ağlayarak,’Ne olursun bizi de kurtar.’ Diye yalvarmışlar. Toplanan o masum insanlar, ikinci gün, ilçenin yanı başındaki kalenin önünde GÖLBAĞI, mevkiinde .’Halkın ifadesi ile ağır makineyle kırılmışlar. Cesetleri açıkta bırakılarak, kurda kuşa yem edilmiş. İlkokulu, ortaokulu, okuduğum ilçede, GÖLBAĞINA, gitmeye korkardık. Katledilen insanların, kemiklerinin, hala orada, açıkta, olduğu, söylenirdi.
   1938 de DERSİMDE, benzer binlerce acı olay yaşandı.
   Devlet,1938 yılında yapılanlarla, yüzleşip, DERSİM Halkından, resmen özür dilemelidir.
  Belki o zaman yaşanan acılar, tarihin sayfalarında, bırakılır.
  +  +   +
   ANNELER GÜNÜ

     Sıkça kutlanan günler içinde bence en anlamlı, en içtenlikle, kurtlanması gereken gün, cennetin ayakları altında olan annelerin, ANNELER GÜNÜDÜR.
    Hiç bir tartı aracı ile ölçülemeyecek büyüklükteki sevgi, anne sevgisidir. Ana yüreğidir. Ondan büyüğü, yoktur. Anne sevgisi derken, annenin duyduğu o büyük sevgidir.
   Ana yüreği bir başka büyüktür. Bir başka sıcaktır. Bir başka atandır.
   Sevgisine doyamadığımızın kaybından ana yüreğinin, hiç durmadan, hiç kesilmeden, nasıl kanadığını, hiçbir ilacın o kanamayı, nasıl durduramadığının, en yakın tanığıyım.
   Ana yüreği, öyle büyüktür. Öyle büyüktür ki, o büyüklükte, ölümüne, sever.
   Öyle büyük bir sevginin temsilcisini, karşılıklı sevmek, ona sarılmak, onun kokusunu almak, onun, sevinçten, ışıldayan gözlerine, bakmak, yaşamda en büyük kazanımdır. Mutluluktur. Size, cennetin kapılarını aralar.
   O, başka bir sevgidir. Hep özlenir. Hep yaşanmak, istenir.
  ‘Anne özledim seni.’Derim. Rüyamda, gülümser bana.
  Sıkıntılı günlerimde, rüyalarımda olur. Benimle paylaşır.
   Karşılıksız ölümüne, sonsuza dek sevendir.
   En büyük sevginin kahramanıdır.
   Ondan büyüğü, yoktur.
   İşte gününü, kutladığımız
    O, ANALARDIR.
 

  
  
  
  

 

Bu yazı toplam 1132 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 1971-2023 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim