• BIST 5.191,83
  • Altın 1164.692
  • Dolar 18.799
  • Euro 20.4291
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • Tunceli -1 °C

Ek tesisler yapılmak isteniyor

Ek tesisler yapılmak isteniyor
Erzincan İliç'te Anagold firmasının kapasite artışı talebine ilişkin verilen "ÇED olumlu" kararına karşı açılan davanın duruşması görüldü.

Erzincan İliç'te Anagold firmasının kapasite artışı talebine ilişkin verilen "ÇED olumlu" kararına karşı açılan davanın duruşması dün görüldü. Mahkeme heyeti kararını önümüzdeki günlerde açıklayacakken duruşmaya TMMOB Dersim temsilcileri ve HDP Dersim temsilcileri de katıldı.

Dün, Erzincan'ın İliç ilçesi Çöpler mevkiindeki Anagold Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flotasyon Tesisi projesine ilişkin olarak verilen ÇED olumlu kararının iptali istemiyle TMMOB tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na açılan davanın duruşması görüldü. Duruşma öncesi yapılan açıklamada TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan ve HDP Dersim temsilcisi İbrahim Kasun da yer aldı.

 

EK TESİSLER YAPILMAK İSTENİYOR

Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından 2008 yılından beri işletilen bu madende yıllar içerisinde çok sayıda kapasite artışı gerçekleştirildi ve yeni tesis yapıldı. Son olarak 2021 yılında bir kez daha kapasite artışına gidilmesi planlanmış ve 2021 yılı Ekim ayında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kapasite artışı ve ek tesislere ilişkin projeye ÇED Olumlu kararı verilmişti. Dünkü duruşmayı takip eden TMMOB'dan konuya ilişkin açıklama geldi.

KAMU YARARINA AYKIRILIKLAR TAŞIMAKTADIR

TMMOB tarafından yapılan açıklamada, "Açmış olduğumuz davada gerek dilekçelerimizde gerekse de duruşmada sunmuş olduğumuz beyanlarımızda projenin ve dava konusu kapasite artışının uluslararası anlaşmalar ve Anayasa ile güvence altına alınmış temel haklara dayanarak söz konusu ÇED Olumlu Kararı’nın iptali istenmiştir. Bu karar Anayasa’nın 17., 43., 44., 45. 56., 63., 169. ve 170. maddelerine, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 4342 sayılı Mera Kanunu, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, 5488 sayılı Tarım Kanunu, ilgili yönetmelikler, uluslararası sözleşmeler ve sair mevzuat ile öngörülen yükümlülüklere, bilimsel gerekler ve teknik esaslar ile kamu yararına aykırılıklar taşımaktadır ve iptal edilmelidir" denildi.

BÜYÜK DEPREMLER ÜRETEN FAYLARIN YAKININDA

Proje alanının ve genişleme sahasının, ülkemizin en geniş havzasına sahip Fırat Nehri’nin hemen yanı başında olduğu hatırlatılan açıklamada, "Nehir Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep illerimizden geçmektedir. Ülkemizin en büyük barajları da Fırat Nehri üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca saha, Munzur Dağları ekosisteminin ve ülkemizdeki önemli biyoçeşitlilik koruma alanının bir parçasıdır. Saha aynı zamanda büyük depremler üreten fayların da yakınında bulunmaktadır. Bu tablo, karşı karşıya olduğumuz tehdidin sınırlarının anlaşılması açısından yeterince açıklayıcıdır" ifadeleri kullanıldı.

BİLİMSEL VE TEKNİK TERMİNOLOJİDEN UZAK

TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül tarafından yapılan açıklamanın devamı şöyle; "Yürütülen faaliyetin kendisine, proje alanı ve etki çevresinin niteliğine ilişkin hukuka aykırılıkların yanı sıra Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin yürütülme biçimi de hukuka aykırılıklar ve ihlallerle doludur. ÇED Raporunda, Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin temelini oluşturan çevresel süreçlere katılım hakkının göz ardı edilmiştir. Faaliyetin parçalanarak çevre mevzuatına ve Çevresel Etki Değerlendirmesi ile hedeflenen amaca aykırı biçimde farklı ÇED süreçlerine konu edilmiş ve böylece de etkilerinin sınır değerlerin altında gösterilmiştir. Pek çok etki değerlendirme dışı tutulduğu, bilimsel ve teknik terminolojiden uzak, güvenirliği olmayan bir rapora dayalı bu süreç bütünüyle hukuka aykırılık taşımaktadır"

DAVA KONUSU İŞLEM HUKUKA AYKIRI

"Tüm bunlar açıkça ortadayken haziran ayında yaşananlar 2018 yılında yaşanan tanker kazası heyelan sonucu yaşananlar çok açıkça burada kamu yararının bulunmadığını ve dava konusu işlemin hukuka aykırılığını ispatlamıştır. Bugüne değin yürütülen yargısal süreç de ne yazık ki hukuka aykırılığı pekiştirmekten öteye gidememiştir.Mahkeme bilirkişi incelemesinin temelini oluşturan kendi sormuş olduğu sorulara dahi cevap içermeyen bilirkişi raporuna itibar etmiş ve yürütmenin durdurulması talebimizi reddetmiştir. Oysa bugüne değin dava dosyasına yansıyan belgeler pek çok aykırılığın davalı idarece de tespit edilmiş olmasına karşın gerekli önlemlerin alınmadığını, gerekli yaptırımların uygulanmadığını ve faaliyetin devamına imkan sağlandığını ispatlamıştır."

EMPERYALİZM VE SÖMÜRGECİLİK VURGUSU

"Bugün bir kez daha yaşanan tüm bu hukuksuzlukları dile getirmek için önce mahkeme salonunda şimdi de burada bir aradayız. Umuyoruz ve diliyoruz ki mahkeme tüm bu hukuksuzluklar karşısında kamu yararını, bilimsel ve teknik esasları daha fazla göz ardı edemeyecek ve tüm toplumu ilgilendiren bu davada sermayeden yana değil bilimden, hukuktan ve halktan yana karar verecektir. Bugün burada ne karar verilirse verilsin bu sürecin takipçisi olmaya; bilimi ve tekniği, emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğiz."

HABER: CANER AKTAN/KENAN KORKMAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2022 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim