• BIST 1.479,930
  • Altın 553,18
  • Dolar 9.5897
  • Euro 11.1482
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C
  • Tunceli 8 °C

Dersim’de Barınma-Kiralık Konut Sorunu!

Dersim’de Barınma-Kiralık Konut Sorunu!
Netameli bir zamandan geçiyor memleket. Dert ve tasa edecek bolca malzeme var etrafta. Nereden, neye ve nasıl baktığınıza göre değişiyor hayat karşısındaki çelişkilerimiz. Tüm bu değişkenleri durduğumuz yerin tarihsel ve kültürel süzgecinden geçirerek Der


Netameli bir zamandan geçiyor memleket. Dert ve tasa edecek bolca malzeme var etrafta. Nereden, neye ve nasıl baktığınıza göre değişiyor hayat karşısındaki çelişkilerimiz. Tüm bu değişkenleri durduğumuz yerin tarihsel ve kültürel süzgecinden geçirerek Dersim’deki ev kiralarını dert edineceğiz. Dersim’den, Dersim’deki ev kiralarına, bir Dersimli gözüyle bakmaya, anlamaya çalışacağız.

Şu netameli zamanın karşımıza çıkardığı bir yığın çelişki içersinde an itibariyle ev kiralarını dert edineceğiz dedik; Evet, dert büyük dahası büyümeye devam ediyor. Özel mülkiyet dünyasının insanlığa “armağanı” olan konut sorununun tarihsel kökenini ve geleceğini satır arası değinimler dışında özel olarak inceleme konusu yapmayacağız. Sağlık, eğitim, barınma, ulaşım gibi temel insan gereksinmelerinin sermayenin çıldırmış kar hırsına havale edildiği mevcut sistem gerçekliği içersinde, Dersim’de, bu çıldırmışlığın çarpıklaşan bir biçimi olan “ev kiraları” sorununa değineceğiz. Göç ve sürgünlerle, doğduğu topraklarda yaşayanlarından daha fazlasını “gurbete” göndermiş bir coğrafyadır Dersim. “Gurbetin” ev-sizliğini yakından tanır Dersimliler. Ondan ki yaşama dair her şeyi metalaştırmak için durmaksızın çalışan zamanın güncel yöneticilerine karşı verilen gecekondu direnişlerinde ön saflarda yer almışlardır. Dersimliler, bu zulüm düzeninin insanın temel haklarından biri olan barınma hakkına saldırısını iyi biliyor. Gadre uğrayarak tecrübe ettiği bu mesele konusunda Dersim’in kendi yaşam alanında takındığı pratik gelinen aşamada sorun addedilip sorgulanmaya muhtaç bir hale gelmiştir.

Bir zamanlar nüfusunun çoğu köylerde yaşayan Dersim, bu gün itibariyle, kendi gerçekliği içersinde, zorunlu bir şehirleşme yaşamaktadır. Zorunlu diyoruz zira tarihsel bir olguyla karşı karşıya değiliz. Dersim’de yaşanan süreç sistemin zalimliğinin bir sonucu olan sürgün ve göçlerin ortaya çıkardığı şehirleşmeden ibarettir. Dersim’de yaşanan nüfus hareketliliği yalnızca kendi coğrafi ve idari sınırları içersinde “şehir-kent” olarak tabir edilen yere doğru olmamıştır. Hatta daha çok bu sınırlar dışındaki alanlara gerçekleşen bir hareket söz konusudur. Ancak hatırı sayılır bir hareketin bu sınırlar içersindeki “şehre-kente” doğru olduğunun da altını çizmekte yarar var. Dersim’de yaşanan “kentleşmenin” ve buna eklemlenen güncel nedenlerin ortaya çıkardığı konut ve aslında daha doğru bir ifadeyle barınma, konumuz itibariyle özelleştirirsekte “kira” sorununun anlaşılır olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hemen ekleyelim, ortaya çıkan sorun anlaşılırdır, ancak güncelde aldığı çarpık biçim kesinlikle kabuledilir değildir. Göçlerle ülkenin ve dünyanın farklı alanlarına giden Dersimlilerin memleketlerine dönme çabaları bu sorunu derinleştiren etkenlerden biriyken bir diğer ve beklide en önemli etken Dersim’in aldığı “zorunlu dış göçtür”. “Zorunlu dış göç” iki ayakta gerçekleşmektedir. Birinci ayağını kamu görevlileri oluştururken, bu ayağında en önemli bileşenleri kolluk güçlerindir. İkinci ve bahsini ettiğimiz sorunu güncelde dert ve tasa etmemize vesile olan ayak ise, her ile bir üniversite kampanyasının topraklarımızda boy veren biçimi olan Tunceli Üniversitesi’nin açılması oluşturmuştur. Gerekli alt yapı hazırlıkları yapılmadan açılan üniversitenin ortay çıkardığı en önemli sonuçlardan birisi barınma sorunudur. Dersim, tarihinde bir anda ve bu kapsamda “dış göçle” ilk defa karşılaşmaktadır. Devlet erkânınca tarihler boyu kültürel, inançsal ve kimliksel olarak çıban addedilmiş bir coğrafyanın karşılaştığı bu şok “dış göçün” sosyal ve kültürel sonuçlarını değerlendirme dışı bıraktığımızda karşımızda duran en önemli sorunun barınma sorunu olduğunu görmekteyiz.

Her köşe başında inşaatlar yükseliyor: ev kiralarını zapt edebilen aşk olsun!

Dersim’in her köşesinde inşaatlar yükseliyor. Dünyanın en ilginç ve en çok kazanan mesleklerinden biri olan mütahitlik mesleğinin erbapları, Dersim’de canhıraş bir telaş ve çabayla çalışıyorlar. “Taktire” şayan bir iştah ve hızla süren inşaatlara rağmen Dersim’de hala önemli sorunların başında konut sorunu ve özel olarakta kiralık konut sorunu geliyor. Üretimden kopartılmış zamanlarda yaşayan toplumsal gerçekliğe rağmen mütahitlerin “ürettiği” konutlar dudak uçuklatan rakamlara satılıyor.  Özel mülkiyet dünyasının “alıcısı var” sözüyle meşrulaştırmaya çalıştığı ve bizden de alışmamızı istediği bu durum karşısında toplumda içsel bir homurdanma dışında herhangi bir tepki yok. Serbest piyasa ekonomisi koşullarında 150 bin TL gibi uçuk fiyatlara satılan konutların maliyetinin kaç TL olduğunu sorup “servet düşmanlığı” yapmanın gereği yoksada, “çiğ süt emmişliğimizden mi” nedir merak ediyor insan!

Toprağı parsel parsel işgal eden bunca beton yığınına rağmen kiralık konut noktasında üniversite sonrası yaşanan sıkıntı bu yıl daha da derinleşmiş durumda. Derinleşen bu sıkıntıda özel mülkiyet dünyasının kuralları konuşuyor. Dayanışma ve paylaşma kültürü yerini arz-talep dengesinin “fırsatçılığına” bırakıyor. Büyük şehirlerin varoşlarında barınma hakkı kavgası vermiş bir toplumsal bilinç, bu “fırsatçılığa” kafa tutmak zorundadır. Elbette kimseden konutunu-evini ücretsiz bir şekilde kiracılara vermesini istemiyoruz. Barınma hakkı, ev sahiplerinin “insafsızlığıyla” alakalı bir durum değildir. Ve hatta yaşamın birçok alanında ev sahipleriyle kiracıların uğradığı saldırılar ortaktır. Sorunun kaynağı da çözümü de sistemselseldir. Anlatmaya çalıştığımız şey Dersim toplumunun ekonomik gerçeklerle ve kendi öz değerleriyle uyumlu bir kira oranı belirleme sorunudur. Öyleki Dersim’de ev kiralarının 1200 TL’ye kadar çıktığı konuşulmaktadır. Konut sıkıntısının ortaya çıkardığı faturayı kiracılara kesmek anlamına gelen bu davranış biçimi ne yazık ki yaygınlık kazanmış durumdadır. Asgari ücretin ?????? TL olduğu ve işsizliğin azalmaksızın istikrar kazandığı memleket gerçekliği tüm çıplaklığıyla ortada duruyorken, ev kiralarının bu “çıldırmış” halinin Dersim’e yakışmadığının altını çizmek gerekiyor. Yukarıda dile getirdiğimiz 1200 TL’nin bir Dersimli ev sahibi tarafından telaffuz edilmesi dahi gelinen aşamanın vahameti açısından yeterli bir veridir. Üniversitenin açılması sonrasında bu yıl kiralık ev arayan öğrencilere telaffuz edilen bu miktarı uç bir örnek olarak verdim. Halihazırda Dersim’de 1200 TL’ye kiralanmış herhangi bir ev bulunmasa da, müdahale edilmediği taktirde ev kiraları konusunda girilen rotayı göstermesi açısından bu örnek çarpıcıdır. Ancak şunu hemen ifade etmekte yarar var ki, artık Dersim’de 750-850 TL’lik kira oranları rahatlıkla telaffuz edilir hale gelmiştir.

“Bozuk düzende sağlam çark” olmayacağı aşikâr bir gerçektir. Ancak bozuk düzene çark olmamakta insani sorumluluğumuzun gereğidir. Barınma sorunu elbette bozuk düzenin bir sonucudur. Bunu kabul etmekle birlikte, üniversitenin altyapısız açılmasının ortaya çıkardığı sonuçları “fırsata” çevirmeye kalkarak kira miktarlarını bu denli arttırmakta bilerek yada bilmeyerek bozuk düzene çark olma anlamına gelmektedir. Empati kurmak zorundayız. Kendi yaşadığı zulmü başkalarının yaşamamsı için çığlık olan bir toplumun üyeleri olarak, daha dikkatli olmak zorundayız.

Av. Uğur YEŞİLTEPE

uuyesiltepe@gmail.com

27.09.2012

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim