• BIST 104.549
  • Altın 163,711
  • Dolar 3,9490
  • Euro 4,6865
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C
  • Tunceli 6 °C

Anne ve Oğlu, Cenazelerini Almak İçin Süresiz Açlık Grevi Başlattı

Anne ve Oğlu, Cenazelerini Almak İçin Süresiz Açlık Grevi Başlattı
Tunceli'de 1997 yılında Çemişgezek İlçesi yakınlarındaki Aliboğazı Mevkiinde güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen ve daha sonra topluca gömüldükleri ileri sürülen PKK ve DHKP-C'li 19 kişiden biri olan Ali Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü ve annesi Sa

Tunceli'de 1997 yılında Çemişgezek İlçesi yakınlarındaki Aliboğazı Mevkiinde güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen ve daha sonra topluca gömüldükleri ileri sürülen PKK ve DHKP-C'li 19 kişiden biri olan Ali Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü ve annesi Sakine Yıldız toplu mezarın açılarak cenazenin kendilerine verilmesi için süresiz açlık grevi başlattı. Çemişgezek İlçesi yakınlarında güvenlik güçlerinin Aliboğazı Mevkii'nde başlattığı operasyonda karşılaştığı PKK ve DHKP-C grupları ile çıkan iki ayrı çatışmada, 18'i PKK'lı olmak üzere 19 kişi öldürüldüğü ve toplu olarak bir mezara gömüldüğü iddia edilmişti. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı mezarın açılmasına karar vermiş, daha sonra bu kararı ertelemişti. 6 gün önce Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan Yeraltı Çarşısı üzerinde grev çadırı kuran Hüsnü Yıldız'a ve annesi Sakine Yıldız'a Tutuklu Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TAYAD) üyesi aileler ile birçok Tuncelili de destek verdi.

Süresiz açlık grevinin 6'ncı gününe giren ağabey Hüsnü Yıldız, burada yaptığı açıklamada, kardeşinin 1 Nisan 1997 tarihinde Aliboğazı'ndaki bir çatışmada öldürüldüğünün kendisine bildirildiğini söyledi. Bu haberden sonra herhangi bir bilginin kendilerine iletilmediğini savunan Yıldız, "Bu tarihten sonra devlet bize herhangi bir bilgi vermedi. Bu insanların kimlik tespitlerinin bilinmesine rağmen bize ve diğer ailelere haber verilmedi. Geçen gazetelerde çıkan haberler üzerine kardeşimizin Çemişgezek'te olduğunu öğrendik. Bunun üzerine Çemişgezek Cumhuriyet Savcılığına dilekçe verdik. Bizi Malatya'ya yönlendirdiler. Malatya birkaç kez açacağını söylemesine rağmen açmadı. Tekrar şu an aradan 4 ay geçti. Tekrar bizi Çemişgezek Cumhuriyet Savcılığı'na yönlendirdiler. Mezarımız açılmadı" dedi.

Türkiye'de 300'den fazla toplu mezarın olduğunu, bu mezarlarda 2 binden kişinin kemiklerinin bulunduğunu ileri süren Yıldız, "Türkiye'de 300'den fazla toplu mezarın olduğu 2 binden fazla insanın olduğu toplu mezarlar gerçeği var. Türkiye geçmişte hiçbir şeyle yüzleşmediği için bununla da yüzleşmek istemiyor. Buna bir anlam kazandırmak için ben Ali Yıldız'ın abisi olarak süresiz açlık grevine başlıyorum" diye konuştu.

Oğlu Ali Yıldız'a destek olmak için kendisi de açlık grevi başlatan Sakine Yıldız, oğlunun da içinde olduğu ileri sürülen toplu mezarın açılmasını istedi. Oğlunun da içinde olduğu toplu mezarın açılana kadar açlık grevine devam edeceklerini dile getiren anne Sakine Yıldız, şunları söyledi: "Gece-gündüz uykum gelmiyor. Yıllardır oğlumun acısıyla yatıp kalkıyorum. 4 ay önce haber aldık. Oğlum 19 arkadaşı ile birlikte Aliboğazı'nda vurularak toplu mezara gömülmüş. Durum ne olursa olsun, şartlar ne olursa olsun, devlet bu cenazeyi bana vermek zorunda. Ben bir anneyim, benim çektiğim acıların tarifi yok. Eğer Türkiye'de devlet varsa, artık bize daha fazla eziyet, daha fazla acı çektirmesinler. Ne pahsına olursa olsun, burada kendimi yakarım, ölüm çıkar ama cenazeyi almadan gitmem. Ben kemiklerimi almak istiyorum. Gerekirse burada kendimi yakacağım, öldüreceğim ama yine de cenazemi alacağım. "

Ailenin avukatı Taylan Tanay ise ailenin isteği üzerine ilgili yerlere defalarca başvurduklarını belirterek, "Hem Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na, hem de Çemişgezek Cumhuriyet Savcılığı'na şu anda geldiğimiz nokta, bu cenazelerin ailelere teslim edilmemesi. Oysa uluslararası sözleşmeler çok açık. Temel hak, insan hakları sözleşmeleri çok açıktır. Kişilerin kendi cenazelerine sahip olmaları, ağlayacakları bir mezara sahip olmaları en doğal haklarıdır. Bugün bu hakkın verilmediğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Tunceli Valiliği tarafından çadırın 48 saat içinde kaldırılması yönündeki tebliğine tepki gösteren avukat Tanay, "Tunceli Valiliği tarafından tebligat yapılarak 48 saat içinde çadırın kaldırılması istendi. Bunu anlamak mümkün değil. Hem kişilerin çocuklarını öldüreceksiniz, hem cenazeleri vermeyeceksiniz, hem anneler, kardeşler, babalar; ağlayacak bir mezara sahip olmayacak, hem de bunu talep edenlere polis tazyiki, karakol yolu görünecek. Bunu kabul etmek mümkün değil" şeklinde konuştu.

Yıldız ailesi, cenazesini almak için açlık grevinin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na gönderilmek üzere konuyla ilgili bir de imza kampanyası başlattı.
(Doğan Haber Ajansı) 
 

Bu haber toplam 416 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2016 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim