• BIST 10391.89
  • Altın 2415.648
  • Dolar 32.5521
  • Euro 34.9327
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • Tunceli 25 °C

Kozaktaki Böcek, Kozaklı mıdır?

Elifsu Dilek Sen

Kozak Yaylası, Türkiye’de çam fıstığı üretiminin en önemli merkezlerinden biri olup fıstık çamlarının korunduğu, bakımının yapıldığı ve dededen toruna yetiştirildiği bir alandır. Fıstıkçamları bölgede en önemli gelir kaynağıdır.

Geçtiğimiz yüzyıl insan kaynaklı iklim değişikliğinin konuşulmaya başlandığı bir yıldı. Bu yüzyıl ise iklim değişikliğinin etkilerinin artık yaşanmaya başladığı bir dönem oldu. İzmir’de yaşanan seller, ani yağışlar, hortumlardaki artışlar. Bu süreçlerden bizler ne kadar etkileniyorsak ağaçlar da kökleriyle toprağa bağlı olduğu için en az o kadar, hatta daha fazla etkileniyorlar.

İklim değişikliği ile ağacın yaşam döngü süreçleri arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Kökler tarafından suyun alınmasından itibaren suyun kullanımı, fotosentez, solunum ve organik maddelerin kullanılarak boy büyümesi, çap artımı, çiçek ve meyve oluşumu gibi tüm fizyolojik süreçler sıcaklıklar ve yağış etkisi altında gerçekleşmektedir. Artan sıcaklık ve güneşlenme süresi etkisiyle Kozak yaylasındaki fıstıkçamları bundan olumsuz etkilenebilir. Bu konularda bilimsel çalışmalar devam etmektedir.

Akdeniz Bölgesi zaten sıcak ve yazları kurak bir bölge olduğu için kuraklığın olağan olduğu bir yerdi. Uzmanlar, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgenin Akdeniz Bölgesi olduğunu belirtmektedirler. Bölgedeki yarı-kurak ve kurak alanlarda ağaçlar, yeterli su alamayacağından stomalar daha uzun süreli olarak kapanacak ve daha az karbondioksit alımıyla daha az fotosentez yapılacak ve başta büyüme olmak üzere çiçek, kozalak ve meyve oluşumları olumsuz yönde etkilenecektir.

Konuyla ilgili konuştuğum Prof. Dr. Ünal Akkemik, “artan gece sıcaklıklarının büyüme ve kozalak oluşumu için gerekli olan organik maddelerin artan gece solunumuyla tüketilmesine neden olacağını ve ağaçların büyümesi ve kozalak oluşumunun bundan olumsuz etkileneceğini” belirtmiştir.

Özellikle, su stresi ve yaz aylarındaki sıcaklığın yüksek kuraklığın daha şiddetli olması, ağaçların zayıf düşmesine neden olacaktır. Bölgedeki en önemli sorunlardan biri de kozalaklarda tohum oluşumunu olumsuz etkileyen bir böceğin varlığıdır. Böcek nedeniyle yıllardır ciddi oranda ürün kaybı yaşanmaktadır. Köylülerin maddi olarak ciddi sıkıntı yaşamasına neden olan bu durum fıstıkçamlarının geleceği için de tehlike oluşturabilir.

Prof. Akkemik, konuyla ilgili bir çalışmanın yapıldığını ve fıstıkçamlarındaki ürün kaybının her boyutuyla araştırıldığını belirtmiştir. Bölgede, fıstıkçamlarını bekleyen diğer bir sorun da “belki de ürün kaybı bahane edilerek” maden sahalarına izin verilmesi ve bu ağaçların kesilmesidir.

Fıstıkçamları bölgede sadece orman ağacı değil, bir gelir kaynağı, bölgenin ekosistemini düzenleyen ve bölgede çok iyi bir gelişme gösteren önemli bir ağaç, kuşaklar boyunca sürük gelen bir kültürdür.

Türkiye Ormancılar Derneği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde “Kozak Fıstıkçamı Ormanlarında Kozalak Verimindeki Azalmaların Araştırılması Projesi” halen devam etmektedir.

Bugüne kadar çeşitli kurumlar bölgede verim düşüklüğünün kaynağını belirlemek için çalışmalar yapmışlardır. Ancak bu çalışmalar birbirleriyle bağlantısı olmayan münferit çalışmalar olarak sonuçsuz kalmıştır. Bölgede başta son 10 yıldır görülmeye başlayan Leptoglossus occidentalis olmak üzere; bölgenin çevresindeki hava kirliliğine neden olan sanayi tesisleri ve kentler, iklim değişikliğinin etkisi, bölgede yaygınlaşmaya başlayan madencilik faaliyetleri, toprakta ve yer altı sularında madencilikten kaynaklanan değişimler, bitki sağlığı ve hastalıkları, polenizasyon problemleri, yanlış silvikültürel müdahaleler, pazara erken ürün arz etmek için hasadın geriye çekilmesi gibi birçok etmen bu verim düşüklüğünün nedeni olabilir.

 

Foto: Leptoglossus occidentalis

Bu nedenle yapılacak çalışmanın mutlaka multidispliner bir yaklaşımla, yukarıda sayılan tüm etmenleri araştıracak geniş bir uzmanlar heyetiyle gerçekleştirilmesi gerekmektedir. L. occidentalis’in farklı evrelerdeki nimfleri, iğne yapraklı türlerin ibrelerinden, genç dal ve tomurcuklarından, yeni açılmış ve olgun kozalaklarından beslenmektedir. Böceğin birinci evredeki nimfleri ibreler ve yumuşak kozalak pulları üzerinden beslenirken, ikinci evreden itibaren kozalaklardaki tohumun endospermi ana besinlerini oluşturur. Dolayısıyla çam kozalak emici böceği, oluşturduğu döl sayısına bağlı olarak, kozalağın oluşumunu ve olgunlaşmasını takip eden süreç içerisinde, kozalak ya da olgun tohumlar üzerinde beslenmektedir.

D. sapinea, ağaçta latent olarak da bulunan, kuraklık ve diğer bazı biyotik ve abiyotik faktörler tarafından strese giren ağaçlarda sürgün yanıklığı, kozalak ve tohum kaybına neden olan bir fungal etmendir. Dünyanın hemen her ülkesinde, Fıstıkçamı da dahil olmak üzere, 33’ten fazla çam türünde zararı tespit edilmiştir. D. sapinea, kozalak ve tohum zararlısı L.occidentalis tarafından taşınabilmektedir. Dolayısıyla, kozalak ve tohumlarda görülen kayıplardan bu iki zararlı tür tek başlarına ya da birlikte sorumlu olabilmektedirler.

Yapılan çalışmalar, L. occidentalis’in D. sapinea’ya vektörlük ettiği durumlarda, fungusun daha uzun mesafelere taşınmakta ve yayılışı dışındaki alanlara kolaylıkla ulaşabildiğini göstermektedir Artan iklim değişikliğine bağlı olarak fıstık çamları yaşamsal mücadele içine girdiklerinden kozalak ve tohum veriminin azaldığı ve bu azalmanın devam edeceği beklenmektedir. O nedenle yaz dönemindeki kurak zamanlarda birkaç sulama denenerek kozalakların döllenme ve tohum büyümesi dönemlerinde su kıtlığı etkisi azaltılabilir. Portekiz’de yapılan kozalak verimiyle ilgili çalışmada da olduğu gibi toprağın kurumasını önleyen çalışmalar yapılabilir.

Fıstık çamı ile ilgili iklim, hava kirliliği, toprak, böcek ve mantar, sosyo-ekonomik alanlardaki diğer çalışmaların sonuçları da bir bütün olarak ele alınarak, geleceğe dönük kararların alınması uygun olacaktır. Sıcaklık artışı ve fıstık çamlarının tepkisine göre gelecekte tohum veriminin artması beklenmemektedir. Bu bağlamda, ekonomik getiri için alternatif tarımsal uygulamalara da geçiş yapılması tartışılabilir.

Bu yazı toplam 29554 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 1971-2023 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim