• BIST 99.028
  • Altın 281,837
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C
  • Tunceli 9 °C

Rektör Seçimleri Sonrası Bir Değerlendirme..!

Sabit MENTEŞE

Nihayet rektörlük seçimleri sonrası beklenen atama yapıldı. Bilindiği üzere, Tunceli/Dersim Üniversitesi toplam sekiz adayın katıldığı rektörlük seçimlerini 13 Mart 2015 Cuma günü gerçekleştirdi. Biri hariç;  7 adaydan Prof. Dr. Ali Tutay İstanbul Teknik,  Prof. Dr. Yıldırım Aydoğdu Ankara Gazi, Prof. Dr. Ali Boztuğ Sivas Cumhuriyet, Prof. Dr. Erkan Yar Elazığ Fırat, Prof. Dr. Ubeyde İpek Elazığ Fırat, Prof. Dr. Akın Eraslan Balcı Elazığ Fırat, Prof. Dr. Gülten Gümüştekin Burdur ve sadece kadrosu Tunceli Üniversitesi’nde bulunan Dersim kökenli tek aday Prof. Dr. Muzaffer Aşkın bu seçime adaylık başvurusunda bulundu..

Yapılan rektörlük seçiminde adayların aldıkları oy sıralaması aşağıdaki gibidir:

Adayın Adı

Aldığı Oy

Sırası

Ubeyde İPEK

34

1

Ali TUTAY

24

2

Ali BOZTUĞ

20

3

Yıldırım AYDOĞDU

13

4

Muzaffer AŞKIN

11

5

Erkan YAR

6

6

Gülten GÜMÜŞTEKİN

5

7

Akın Eraslan BALCI

-

8

Toplam

113

-

 

Tablodan da görüldüğü üzere 2547 sayılı YÖK yasasına göre sıralamada ilk altı aday içinden bu sıralamayı bozmadan YÖK ilk üçe giren adayı Cumhurbaşkanına atanmak üzere göndermiştir. Bilindiği üzere tüm üniversitelerde yapılan rektörlük seçimlerinde birinci sıradaki aday iktidara uyumlu biriyse sıralama bozulmadan, değil ise sıralama bozularak alt sıralarda yer almış olsa bile, aday ilk sıradan Cumhurbaşkanı’na atanmak üzere gönderilir. Bu gelenek Tunceli Üniversitesi yönünden de bozulmamıştır. Aynı zamanda bu uygumla rektörlük seçimlerinin ne kadar yozlaştırılarak siyasallaştırıldığının da kanıtı olmuştur. İşin açıkçası rektörlük seçimleri ne demokratik, ne bilimsel ve ne de üniversite gerçekleriyle uyumlu bir seçimdir, dolayısıyla böylesi rektör belirleme ve atama yönteminden vazgeçilmelidir. Yasa değişmezse kendi şahsıma artık sandık başına giden bir oyuncu olmayacağım.

Rektörlük seçim sürecinin de üzerinde durulması gerekir yönleri bulunmaktadır. Her ne kadar büyük bir olgunluk içerisinde karşılıklı saygıya dayalı bir seçim süreci yaşanmış olsa da, alttan alta hem adaylar ve hem de taraftarları arasında seçim öncesi ve sonrası yaşanan ve yaşanmakta olan bazı tatsızlıklar vardır ki, bunların tümü olmasa da bir kaçı üzerinde durmak gerekir. Bunlardan en önemlisi biri hariç, tüm adayların, bu ara Dersim kökenli iki adayın seçim öncesi ve sonrası AKP cenahında yüksek düzeyde istişarelerde(!) bulunarak mutlaka atanacakları yönündeki beyan ve beklenti içine girmeleriydi.  İkincisi, seçime ortaklaşa girmeleri konusundaki tüm iyi niyetli girişimlere rağmen özellikle iki Dersim kökenli adaydan her biri kendisinin diğerine göre daha fazla oy alacaklarından değil, seçilme şansına sahip olduklarına olan inançlarından (ki buna ben hiçbir zaman ihtimal vermedim); diğerinin lehine bir şekilde çekilmeyi kabul etmeyişidir. Gerçi birinin diğeri lehine çekilmesi oylarda ciddi bir artışa neden olacağından çok, yaratacağı bir psikolojik pozitif etkisinden söz etmek gerekir. Uzlaşmanın sağlanamamasında, esasında seçim sürecini üstlenen ve her yer ve koşul altında öne çıkan ve kendilerince önderlik rolüne soyunan kişilerin bu süreci iyi yönetemeyişleri de etkili olmuştur. Bireysel ve önyargılı, kendilerince önceden alınmış bir kararı biz tabana onaylatma yönündeki davranışları olumlu sonuç vermemiş, aksine istenmedik güvensizliğe neden olmuştur. Üzerinde durulmaya çalışılan adaydan kaçış ve kopuşlara neden olmuştur.

Rektörlük seçimlerine ilişkin kamuoyunu doğru bilgilendirme adına yapılan girişimlerin bu güne kadar karşılık bulmayışı da ayrı bir sorun olmuş ve olmaktadır. Gerçeğin kitlelere mal edilmesinden nedense birilerinin rahatsızlık duyduğunu söyleyebilirim.  Ancak gerçekler inatçıdır,  günün birinde kendilerini kabul ettirirler.

Birden çok oy kullanma şansımız yok. Doğaldır ki oy vereceğimiz kendimize en yakın kişi olacaktır. Bu duruma, adayların seçime birlikte girmeyişleri neden olmuştur. Herkesin rektör olabilme şansı yoktur, buna göre; karşımıza ekip olarak çıkmaları durumunda gönül rahatlığıyla oylarımızı kendilerine vereceğimizi ısrarla belirttik. Hatta eğilim yoklamasında belirlenen adaylarla ayrı ayrı görüşülmüş, böylece adayların da bir şekilde birlikte hareket edecekleri yönünde eğilim ortaya çıkmıştı.  Bu durum biz oy kullananları rahatlatmışsa da, sonrası beklenen birlik sağlanamamıştır. Tunceli/Dersim STK’lar başta olmak üzere, siyasi partiler ve akil insanların bu birliği oluşturmak için fiili bir girişimleri söz konusu olmamıştır. Söylenen gidin birleşin, parçalanmayın ..vs.   Herkesin söyleyebileceği ancak önemli olanın bu söylemin içinin doldurulmasıdır.

Her neyse, burada önemli olan üniversitemizin kendine ve kentine, insanlığa ve bilime yakışır sorumluluk bilinciyle hareket etmesidir. Nitekim atanan hocamızın bu sorumluluk bilinciyle hareket edeceğine olan inancımız tamdır. Yapılması gereken  üniversitemizi daha yükseklere çıkarmak, nitelik bakımından en iyi bir duruma getirmektir. Sorumluluktan kaçmamak, taşın altına elimizi koymaktır.

Üniversitemize sahip çıkma adına..!

Herkese ve her kesime güzellikler ve sağlıklar dileklerimle…!

 

 

SABİT MENTEŞE

Bu yazı toplam 8947 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim