• BIST 101.858
  • Altın 260,509
  • Dolar 5,6821
  • Euro 6,3727
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 26 °C
  • Tunceli 30 °C

İSLAM BAYRAĞI MI HAK VE ÖZGÜRLÜKLER BAYRAĞI MI?

Cihan SÖYLEMEZ

İslam Dini,  vatandaşlık tanımından tutunda her yönüyle Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının barış ve huzur dolu geleceği için bir şemsiye olabilir mi? Önce sorularla ardından kısa bir analizle görüşlerimi paylaşmak için kaleme aldım bu yazıyı değerli canlar.

Hangi İslam, kimin İslam’ı? 

Peygamberinin ailesini katleden İslam mı?

Peygamberin aile fertlerini Kerbela’dan Şam’a boyunlarında zincirlerle köleler gibi sürükleyen İslam mı?

Peygamberin kızı Fatima’ya saltanat için şiddet uygulayan İslam mı?

Ali de dahil Ali’nin hane halkına her türlü eziyeti ve ölümü reva gören İslam mı?

Ebu Zer’i çöllerde Sürgünde öldüren İslam mı?

Muaviye’yi Tanrının Gölgesi gören İslam mı?

Mervan’ı hak tanıyan İslam mı?

Kuran’ı tahrif edip, Ali’nin mushafını kabul etmeyen İslam mı?

Selman-ı Farisi’yi Farisi olduğu için hor gören İslam mı?

Kanber’i Sıffın’de katleden İslam mı?

Kuran Sayfalarını Sıffin de hileye karıştıran İslam mı?

Kuran’ın orijinal nüshalarının hepsini toplatıp yakan İslam mı?

Gadir-i Hum’da verdikleri ikrarı bozan İslam mı?

Hasan’ın çadırını yağmalayan onu zehirleten İslam mı?

Hüseyin’in kundaktaki bebeğini katleden İslam mı?

Ali’ye bir asır boyunca lahnet okutan İslam mı?

11 İmam’ın her birini katleden İslam mı?

Hallac-ı Mansur’un, Seyit Nesimi’nin derisini yüzen İslam mı?

Milyonlarca yalancı hadise, hurafeye ve cehalete gömülen İslam mı?

Kızılbaşlar’ın katlini caiz gören İslam mı?

Ermeniler’i, Süryaniler’i, Rumları, Ezidileri haritalardan silen İslam mı?

Her gün Irak’ta, Pakistan’da, Suriye’de Şii’leri/ Nusayrileri hedef alan bombalarlar yağdıran İslam mı?

Kadını burkalara hapseden, onu recm eden İslam mı?

Kız-Erkeklerin ayrı okutulmasını savunan İslam mı?

Alevi’nin vergisi ile Cami yapan İslam mı?

Yavuz’un torunlarıyız diyen İslam mı?

Matbaayı, rasathaneyi yakan-yıkan İslam mı?

Arapçayı Tanrı’nin dili gören İslam mı?

Ali’nin mezarını defalarca yakıp-yıkan İslam mı?

Suriye’de Ali’nin kızı Zeyneb’in türbesini bombalayan İslam mı?

Yüzbinlerce Celali’yi kuyulara diri diri gömen İslam mı?

Peygamberin sakalını saklayan –koruyan ama ailesini korumayan/koruyamayan İslam mı?

Hüseyin’in başını Şam’da Emevi Camisinde sergileten İslam mı?

Haccac’ın Kâbe’yi yakıp-yıktığı ama kendisine cennetlik dendiği İslam mı?

Kiliselerin camiye çevrildiği hoş görülü olduğu söylenen İslam mı?

İdris-i Bitlisi’nin, Ebu Suud’un , İbni Kemal’in fetvalarını tasdik eden İslam mı ?

Yunus Emre’nin şiirlerini kafirlik gören İslam mı?

Hace Bektaş Veli’nin türbesini-dergahının mimarisini hazmedemeyen minare konduran İslam mı?

Tiyatroyu, Sinemayı, Baleyi, Operayı, Bağlamayı dinsizlik gören İslam mı?

Allah’ın adını kullanarak Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da, Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Pakistan’da, Mali’de her gün Azrail olup can alan / can almaya devam eden İslam mı?

Yukarıdaki sorularda betimlenen İslam, ne Türkiye’de ne Ortadoğu’da ne Mağrip’te ne de dünyada insan hak ve özgürlüklerini koruma –geliştirme –yaşatma konusunda birleştirici unsur olamaz ve tarih boyunca da olmamıştır zaten.  

2.Abdülhamid’in Hamidiye/Ümmetçilik politikaları yerine çağdaş dünyanın insan hak ve özgürlüklerini ortak payda olarak ele alalım ki; hangi mezhepten hangi milletten hangi dinden hangi ırktan hangi cinsiyetten olursa olsun Türkiye’de insanlar huzur ve barış içerisinde yaşayabilsinler.

Aksi halde din temelli ortak paydada geleceği inşaa etmeye dönük politikalar Türkiye’de etnik kimlikler arasında ki Sünni çatışmaları bitirirken daha da tehlikelisi olan mezhepler arasındaki çatışmayı körükleyebilir.

Türkiye’den kalkıp Suriye’ye El- Kaide saflarında savaşmaya gidenlerin niyetlerinin ne olduğunu zaten bu yazıyı okuyan herkes anlayacaktır. Bu durumda şunun işaretidir ki; ceplerine para konan ve desteklenen Muaviye askerlerinin yarın Türkiye’de de bir vahşet planını icra etmeyecekleri ne malumdur? Yakın tarihimiz bize ders vermiyor mu?

Türkiye’de siyaseti yönlendiren partiler, liderler, kanaat önderleri, milletvekilleri, cezaevinde olsun-olmasın siyasi aktörlerin hayal ettiği gelecek; geçmişi kendi peygamberinin ailesini dahi koruyamayan bir dinin hukuku ve bayrağı ise bu durum da Türkiye’de hiçbir insanın hak ve özgürlüğü teminat altında olmayacaktır.

Kısa vadede barış sürecine katkısı olacak dini vurgular unutulmamalı ki; halkların geleceğini bir ortaçağ karanlığına götürecek bir sürece de evrilebilir. Bu nedenle de eğer Türkiye’de Kürt meselesinin çözümünde Din faktörü bir araç olmaktan çıkıp bir amaca dönerse ki - Kürt illerindeki ciddi Hizbullah kitlesi de göz önüne alındığında - gelecekte kontrol altına tutulamayacak pek çok negatif hadiseye istemeden tanık olabiliriz diye düşünüyorum.

Ve bir kez daha tarihe not düşmek için şunu belirtiyorum; tüm iyi niyetlere karşın tarihine bakıldığında kendi peygamberinin ailesini koruyamayan bir dinin şemsiyesi / bayrağı altında ki gelecek ne Kürtler’in ne Aleviler’in ne de diğer halkların hak ve özgürlüklerinin garantisi olabilir diyor ve 21 Mart’ın Hem Hz. ALİ’nin doğum günü olması nedeniyle hem de Ortadoğu – Orta Asya halklarının bayramı olması vesilesi ile herkesin özleminde olduğu barış ikliminin kalıcı olmasına vesile olmasını diliyorum.    

22.03.2013
Avukat Cihan SÖYLEMEZ

Bu yazı toplam 6848 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim