• BIST 99.326
  • Altın 236,792
  • Dolar 5,5638
  • Euro 6,2937
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 14 °C
  • Tunceli 11 °C

Eğitim Sisteminde Bazı Çıkmazlar ve Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (

Sabit MENTEŞE

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) 2016 sınavına bu yıl 1 milyon 219 bin 8’inci sınıf öğrencisinin girmesi beklenmektedir. 23-24 Kasım’da gerçekleştirilecek bu sınavın ne ilk ve ne de son olacağın göre, bize düşen bu koşullarda, çocuklarımıza başarı dileklerinde bulunmaktır.  Eğitim sistemimizde neredeyse her öğretim basamağından diğerine geçişte bu ve benzer sınavlar o kadar çok ve çeşitlendirildi ki, bir yerde kaçınılmaz olarak sistemin kendisi sınavlarla bütünleşik oldu.  
Neredeyse tüm yönleriyle eleştiri konusu olmasına rağmen, eğitim basamakları arası geçişlerde sınavların yapılmasına devam edilmesi yerinde ve doğrumudur, elbette ki hayır. Ancak, ne yapmalı, çözüm nedir noktasında ortaya elle tutulur ve gerçekten de sorunu çözücü bir alternatifin bu güne kadar ortaya konulduğu da görülmemiştir. Diğer taraftan sorunu üreten sistem, kendi kendisini bu işin içinden çıkarıcı çözümler üretmesi de beklenilmemeli. 
Milli Eğitim kaynaklarına göre Türkiye’nin tüm sorunlarının faturası eğitime çıkartılmaktadır. Temel nedeni açık: insan yetiştirme düzeni olarak eğitim, önemli bir toplumsal girdidir. Sistem bir yerde onunla bütünleşiktir. Ekonomi, ticaret, sanayi, bilim, teknoloji, ahlak, değer..tüm alanlarda gösterilen ve görülen davranışlar, bu eğitim sisteminden geçerek yetişen/yetiştirilen bireyler tarafından sergilenen davranışlardır. Yani kazanımlardır. 

Eğitim Sisteminde Bazı Çıkmazlara Gelince; (Asıl çıkmazlarını ilerde tartışmak üzere)

Yine Milli Eğitim kaynaklarına göre; Türkiye’de kamu da çalışanların sayısı 3.5 milyondur.  Bunların 900.842 si öğretmendir. Yüksek Öğretimde çalışan öğretim elemanları hariç. Yüksek öğretim öncesi eğitim basamağında, yani, okul öncesi, ilk okul, orta okul,  lise ve dengi okullarda (Örgün Eğitim) okuyan öğrenci sayısı 17 555 989’dur. Yaygın eğitimde (Akşam sanat, ticaret lisesi, yaygın eğitim..vb.)  okuyan öğrenci sayısı ise 9.908.286’dır. İki eğitim türünde okuyan öğrenci sayıları birleştirildiğinde, bu gün için Türkiye’de üniversite öncesi eğitim basamağında okuyan öğrenci sayısı toplamda 27.464.242’dir.  Bu sayı 198 dünya ülke nüfusundan daha fazladır. Suriye’nin nüfusu 21 milyon, Hollanda’nın 16 milyon ve Yunanistan’ın 11 milyondur. Bu kadar eğitimle has bal olan bir nesil içerisinden hala bir mucit çıkmış değil. Hala Enjektörü kendimiz yapar duruma gelemedik.  Gelecekte küresel ısınma sonucu terk edilecek dünyanın bize kalma ihtimali çok yüksektir, diyebilirim. 
2003 yılından bu güne neredeyse Cumhuriyet dönemi boyunca atanmış öğretmen sayısı kadar öğretmen ataması yapılmıştır. 561 135 öğretmen. Mevcut öğretmenlerin % 68’i 40 yaşın altındadır. Alan bazlı norm, mevcut, ihtiyaç ve potansiyel aday durumuna göre öğretmen durumunun ortaya çıkardığı sonuç, gerçekten ME Bakanlığı için, içinden çıkılır gibi değil. Diğer bir değişle Türkiye’de potansiyel öğretmen durumu düşündürücüdür. Nitekim, 2016 yılında yapılan KPSS sonuçlarına göre 10.10.2016 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmen atamasında atanan adaylar düşüldükten sonra 01.11.2016 tarihi itibarıyla, 223 431 Eğitim fakültesi çıkışlı, 286 399 ise diğer fakülte çıkışlı olmak üzere öğretmenliği hak etmiş (pedagojik formasyon alarak) atama için yarın ME Bakanlığı kapısına dayanacak toplam öğretmen sayısı 518 830’e ulaşmıştır. Esasında bu durum Eğitim Fakültelerini devre dışı bırakmaya da götürmektedir. Çünkü eğitim fakülteleri mezunlarının neredeyse on-yüz katı diğer fakülte mezunları potansiyel aday durumuna gelmektedir. Sözgelimi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitim Fakültesi çıkışlı 2.162 potansiyel öğretmen adayına karşılık, diğer fakülte çıkışlı potansiyel Türk Dili ve Edebiyatı potansiyel öğretmen aday sayısı 46.389’dur. Bu durum, Eğitim Fakültelerinde edebiyat öğretmenliği bölümünü kapatmak anlamına gelmez mi? Çünkü Türkiye’nin bu branşta öğretmene önümüzdeki 50 yıl için ihtiyacının diğer fakültelerden mezun, hazırda mevcut olduğu anlamına gelir de ondan. Bu durum  Türkiye’nin tam istihdam.. eğitim planlaması gibi sorunları ıskaladığı anlamına da gelir. Din, dil, ırk ve mezhep sorunları her nedense çok daha önemli sorunlar olarak görülmektedir. 
Öte yandan, Türkiye’de öğrenci sayısında azalmaya bağlı öğretmen ihtiyacında da görülecektir. Nitekim Hacettepe Üniversitesi nüfus projeksiyonuna göre; Türkiye Nüfusu 2023’te 84 milyona ulaşırken, bu nüfus içerisinde 0-14 yaş ile 15-64 yaş aralığında düşme görülecektir. Bu da, okuyacak öğrenci sayısında azalmanın bir yerde diğer bir adıdır.  Yılda emekli olacak öğretmen sayısı ile mezun öğretmen aday sayısı arasında doğru orantı yaşanmaktadır. Türkiye’de öğretmen doluluk oranı yüzde 90.33’e ulaşmış durumda. Sistemden bir yıl içerisinde istifa, emeklilik, muvafakat..vb. nedenlerle ayrılan öğretmen sayısı 8-9 bin olarak tahmin edilmektedir.  Bu da, öğretmene ihtiyaç artma değil, azalma eğilimi göstereceğinin diğer bir adıdır.  
TUİK verilerine göre 2016 yılı için 5.5 milyon işsiz ve bunların büyük çoğunluğunun genç yaş aralığında ve yüksek öğretimli bireylerden oluşturmaktadır. 
Şimdi çıkın bakalım bu işin içinden. Sınav sistemi geleceğin bireylerini nasıl yetiştirdiğini. Sorun çözen bir eğitim sistemi ve bu sistemin eğitim ayağında hizmet sunması beklenen öğretmenlerin durumunu. Yağma ve talan sistemine göre yapılan bir istihdamın, siyasal kayraya göre düzenlenmesi, işte memleketin geldiği nokta. Eğitim sisteminin döküldüğü, çözümün ise toplumsal önemli bir sorun olarak ortada durduğu..buna göre önlemlerin alınması gerektiğini vurguladıktan sonra..! 

Yine, haydi, MUNZURUN ÇOCUKLARI diyerek..!
Tüm çocukların başarılı olabilmeleri umudu ile birlikte, Tüm herkese ve  her kesime güzellikler dileklerimle..
Çocukları gerçekten geleceğe hazırlayan ve en önemlisi ise özgürleştiren bir eğitim sistemi dileğiyle...

Dr. Sabit MENTEŞE
smentese@munzur.edu.tr

 

Bu yazı toplam 3063 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim