• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • Tunceli 21 °C

1 MAYIS 2014

Sabit MENTEŞE

1 MAYIS 2014

İşçi sınıfının kapitalizme karşı örgütlü mücadelesinin uluslar arası düzeye çıkışının tarihi çok eskilere gitmesine karşılık, Türkiye’de 1 Mayıs’ın kutlanmasının hala yasaklı olması ya da karşı devrimci güçlerin işçi sınıfına karşı bir rövanşı olarak tarihi alanı yani TAKSİM’i kutlamaya kapatmaları beklenen bir gelişmeydi. Hatta giderek tüm halk muhalefetine, haklı talep ve isteklere yönelik olarak daha da sertleşeceği beklenmelidir.

Türkiye’de ilki 1923’te gerçekleşen 1 Mayıs kutlaması 1924’te yasaklanır. Daha sonraki yıllarda bu yasak 1977 yılında katliamla tarihe kazınır. Giderek Taksim işçi sınıfının burjuvaziye karşı bir mücadele simgesi durumuna gelir ve iktidarlar ise bunun farkında olarak, bu alanı işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününe kapatır. İktidar mücadelesinin somut göstergesi TAKSİM’in bu yıl pratikte kimin inisiyatifine geçeceği meselesi bir yana, bu koşullarda ortaya çıkması beklenen gelişmelerden çıkarılması gereken derslere ortam olması bakımından oldukça önemlidir. Bunu gerektiren temel neden,  işçi sınıfı adına yola çıktığını ve ezilenlerle buluşarak iktidar mücadelesi iddiasında bulunan tüm kesimlerin,  esasında kendi aralarında bir birlik, dayanışma ve mücadele örneği göstermelerine vesile olması en büyük temenni durumuna gelmiş olmasıdır. Bu nedenle 1 Mayıs’ı önemli ölçüde Türkiye genelinde işçi sınıfı önderliğinde tüm ezilenlerin birlik ve dayanışma ve mücadelesi ortaklığı teori ve pratiğine dönüşebilmesinin sağlanacağı umut ve beklentisi ile kutlu olsun!

Önümüzdeki sürecin oldukça zorlu geçeceği beklenmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimini takip eden genel seçimler bir anlamda Türkiye’nin ileri bir demokrasiye geçebilmesinin aracı olabileceği gibi, güçlerin tek kişinin şahsında birliğinin onaylamasıyla da sonuçlanabilir.  Mevcut koşullarda gücün tek elde toplanması, beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Demokrasi geleneğinin zayıf olduğu tüm ülke ve koşullarda bu böyledir. Bu nedenle makul kabul edilebilir başkanlık ya da yarı başkanlık sisteminin, bugünün koşullarında Türkiye yönünden neden riskli bir sistem olduğu oldukça anlaşılır gerekçelerle halka açıklanmalıdır. Yoksa yanlış bir sistem olduğu değil.  Sırf karşı çıkmak için bir sisteme karşı çıkılmaz.  Çünkü başkanlık ya da yarı başkanlık sistemleri çokça ülkede uygulanan ve  siyasi bakımdan istikrarlı, insan hak ve hürriyetleri yönünden  burjuva anlamda da olsa özgürlükçü ve aynı zamanda refah düzeyleri  yüksek ülkelerdir.

1Mayıs’ın tüm halk güçlerinin birliğine vesile olması istek ve tem menisi ile;

KUTLU OLSUN..!

Bu yazı toplam 946 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim