• BIST 1.331
  • Altın 461,338
  • Dolar 7,8023
  • Euro 9,4809
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C
  • Tunceli 1 °C

'Türk edebiyatı’nın damarı kesildi'

'Türk edebiyatı’nın damarı kesildi'
Edebiyat Söyleşileri: Selim İleri

Edebiyatta 43 yılını deviren Selim İleri, uzun süre ara verdiği öyküleriyle çıktı okurun karşısına “Yağmur Akşamları” yazarın edebiyat dünyasıyla ilgili anılarının kırgınlık ve mutluluklarının bir toplamı Selim İleri ile edebiyatın dünü ve bugününü “Yağmur Akşamları” üzerinden konuştuk GAZETE HABERTÜRK / ÜMRAN AVCI Uzun bir aradan sonra bir öykü kitabı Evet beş yıl sonra Öyküden hep uzak durmaya çalışıyorum Beni çok yoruyor Yani 400 sayfa roman yazmak yormuyor, ona bir alışkanlığım var herhalde Ama öykü olunca ilk başladığım gün bitsin telaşına kapılıyorum Bitinceye kadar da ben yazı masasının başından kalkamıyorum Kitapta edebiyat dergilerine olan ilgisizlikten söz ediliyor Anlatıcı “Dergiler çöküyor, ilansızlıktan kapanıyor” diyor Ki, o anlatıcı baştan sona Selim İleri öyle değil mi? Evet tabii Bizim edebiyat tarihimize baktığımız vakit yenilik edebiyatımız bütünüyle edebiyat dergilerinin sağladığı olanaklarla bugüne yol alabilmiştir Hatta Türkçe’nin en önemli şairlerinden biri olan Cemal Süreya’nın bir sözü vardır; edebiyat dergileri için “Edebiyatın atardamarıdır” der Kan temizleyici olarak görür Ama bakıyorsunuz bugün artık edebiyat dergisi diye bir şey kalmadı Edebiyat dergisi olmak isteyen bile yer yer sayfalarını magazinleştirmek zorunda kalıyor Damar kesildi diye düşünüyorum Edebiyat diye bugün okunan şeyler artık insanın edebi sanısıyla aldıkları kitaplar ne yazık ki çoğu alfabe üslubuyla yazılmış ve alfabenin de gerisine düşmüş kitaplar Kolay yazılanı, kolay okunanı tercih eden, kendisinde var olanın ötesine geçmek istemeyen bir okur var Müthiş tembel Kemal Tahir, yıllar evvel 1970’lerde bir yazar okurunun gerisinde kalırsa korkunç bir şey diye çok yerinirdi Acaba öyle bir şey mi oldu diye çok üzülürdü Şimdi okurun ilerisine geçmeyi bir yana bırakın, okurun gerisinde kalmadığınız takdirde var oluş şansınız giderek azaldı gibi geliyor bana Daha da acısı, yetişmekte olan genç yazarlar bu alfabe üslubuna özeniyorlar 'İÇ DÜNYAMDA İSYAN VAR' Kitapta iyi edebiyatın, iyi edebiyatçıları görmezden gelinmesine bir isyan var Ben çığlık diye düşünüyordum ama sizin bu saptamanız çok daha hoşuma gitti Çığlıktan çok isyan herhalde bu Çığlık olsa ne olacak ama iç dünyamda büyük bir isyan var Giderek daha yozlaşan, giderek çizgisini kaybeden, ne idüğü belirsiz bir hal alan bir yayın dünyamız var Bunu pek fazla konuşmak istemiyor kimse Öyle bir canhıraş noktaya gelindi ki, meslek mi oldu yoksa birtakım insanların pınar başlarında kalıp geridekilerin de su içemez hale geldiği bir ortam mı oldu çok şüphedeyim Tuhaf bir sulta, dikta ortamı var Onun dışında kaldığınız taktirde siz de yok olmaya mahkumsunuz Ben bunu kendimi uzak tutarak söylemiyorum Maalesef insan bazen hiç yapmaması gereken şeyleri de bu düzenin içinde var olmak için yapabiliyor 'SÜREKLİ VAR OLABİLMEK İÇİN KENDİMİZİ ÖN PLANDA GÖSTERİYORUZ'Edebiyat göçüyor demişsiniz? Kaldı ki edebiyat göçüyorsa biz de göçüyoruz Tabi edebiyat göçüyorsa biz de göçüyoruz muhakkak Zaten 'edebiyat göçüyor'un arkasında birşey daha görmemiz gerekiyor Toplumda bir göçüş olmasının sonucunda da edebiyat göçüyor Edebiyatı hiçbir zaman şu yaşadığımız siyasi ortamdan ayrı tutmuyorum Siyaset de edebiyatı belirleyen faktörlerden bir tanesi muhakkak ki Türkiye'ye baktığınız vakit çok iç açıcı bir tablo ortaya çıkmıyor Birbirini yok etmeye yöneltilen insanlar topluluğu haline getirildikHayatımı yazdıklarımdan kazanmak zorundayım Allah Kahretsin, kaç adet satacak bu roman kaygısı diyor yine anlatıcı Sadece yazarak kazanan yazarların serzenişi Çok teşekkür ederim bu cümleye temas ettiğiniz için Gerçekten okura sonsuz saygım var muhakkak Beni bugüne kadar getirdi ama bazen düşündüğüm vakit bazı kitaplar pekala yayımlanmasa da olurdu Onları tam istediğim gibi mi yazamamışım, yoksa o yılların artlarından mı? Mesela bir dönem vardı her yıl ille bir yeni kitap Böyle birşey olamaz Bazen hakikaten yılda bir değil iki de olabilir Ama bazen de yıllarca birşey olmayabilir Öyle bir çarkın içindeydim Ama şimdi o çark da daha farklı oldu O televizyon programına koşacaksınız, onu duyurmak için buraya yetişeceksiniz Ama bizde de, dünyada da var, kendi kıyısı köşesinde kalmış hatta bazen nerede yaşadığı adresi bile bilinmeyen yazarlar var Biz ise var olabilmek için sürekli kendimizi ön planda gösteriyoruz Bir popstar için, bir pop şarkıcısı için bu çok hoştur, güzeldir Mesleğinin gereğidir Ama bir yazar için bu çok gerekli midir? Bence değildir Bugüne kadar 'bilbordlarda kendimi görsem herhalde dehşete kapılırım' diye düşünüyordum Hatta Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak romanında bununla alay eden birkaç bölüm vardır Ama sonunda şartlar sizi oraya bile götürebilir Kendinizi gördüğünüz vakit belki de çok yabancılaşırsınız ama olmuştur artık Yani böyle bir noktaya gelindi Benim yetiştiğim yıllardaki ortam ile bugünkü ortam arasında hiçbir bağ kuramıyorum Bırakın devamlılığı en küçük bir bağ kuramıyorum 'YAZMAK LÜZUMSUZ İŞLERDEN UZAKLAŞTIRIYOR' Hayatımın tek yoldaşı yazı beni bıraktı terk etti, bıraktı diyorsunuz Çok uzun süre yazamadığınız oldu mu? O yazamama hali nasıl bir psikoloji yaratır tek yoldaşı yazı olan bir yazı için? Öykü yazamadığım uzun zamanlar oldu Ama gazete yazısını makineye bağlanmış gibi hep yazıyorsunuz Büyük bir endişe oluyor yazamamak Çünkü benim tek uğraş alanım bu Ve çalışmayı seviyorum Ayrıca çalışmanın insanı başka lüzumsuz şeyler yapmaktan uzak tuttuğuna da inanıyorum Yazamadığınız vakit en basitinden bende alkol fazlalaşıyor Çünkü ertesi gün çalışılmayacak Halbuki, siz birşeye başlamış ve çalışacaksanız o bir disiplin getiriyor Öte yandan yetenek elbet körelmeye mahkum birşey İnsanın 20 ? 25 yaşında yazdığıyla 60 yaşındaki arasında üslup açısından büyük bir fark var Olumlu veya olumsuz Ama o gençlik coşkusunun usul usul sizden uzaklaştığını görüyorsunuz Bu da tabi yazınıza bir şekilde yansıyor Bu eski fotoğraflara bakmak gibi mi? Hiç bakmam, hayır hayatta bakmam En korktuğum şeydir İlham İrem'in şarkısı var ya, 'Bu ben miymişim fotoğrafta' Ödüm kopar Benim çok az fotoğrafım vardır Çok ödüm kopar fotoğraftan, ölenler, kalanlar Yazdıkça bambaşka şeyler olamayacağın fark ettim diyorsunuz Yazı birşeyi değiştirmiyor anlamına mı geliyor? Evet gene gençlik işte burada devreye giriyor Gençlikte yazarken müthiş bir ümitti Değiştireceğinizi sanıyor, kendinizi fazla önemsiyorsunuz Sonra anlıyorsunuz ki edebiyat çok narin bir silah İnsan öldürmek için yapılmış bir silah değil Ancak belki bir su tabancası Çok masum bir tarafı var ve etrafınızdaki ortamsa çok korkunç silahlarla donanmış    

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Haydar Işık`tan yeni bir roman:16 Ağustos 2016 Salı 18:04
  • Kahraman Kardeşler konser verecek15 Nisan 2016 Cuma 19:01
  • Kahraman kardeşlerden “Hawtomal” konseri09 Nisan 2016 Cumartesi 17:48
  • Belediyeden Ücretsiz !F17 Şubat 2016 Çarşamba 10:03
  • Dersimli Ermeniler kitabının tanıtımı yapıldı07 Şubat 2016 Pazar 09:06
  • Metin Kemal Kahraman'dan ilk kez: Şahmaran sahnede!25 Aralık 2015 Cuma 23:26
  • Kahraman Kardeşler, 26 Aralık’ta Beşiktaş Kültür Merkezi’nde17 Aralık 2015 Perşembe 21:31
  • En çok satan 5 erotik film!23 Ağustos 2012 Perşembe 12:08
  • Gelmiş geçmiş en iyi 10 film22 Ağustos 2012 Çarşamba 10:31
  • Bayram'da kesintisiz müzik!18 Ağustos 2012 Cumartesi 17:33
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim