• BIST 107.024
  • Altın 140,280
  • Dolar 3,5232
  • Euro 4,0748
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • Tunceli 37 °C

Bir kez daha Dersim için

Ergin DOĞRU

 

Yaşanan siyasal krizi aşamayan Türkiye, 1 Kasım’da bir kez daha seçime gidiyor. 7 Haziran seçimlerinde kaybetmeyi hazmedemeyen, HDP ve demokrasi güçlerinin başarısını içine sindiremeyen hükümet ülkeyi seçime sürükledi.

 

Var olan tablo tamamen yönetememe krizidir. AKP hükümeti döneminde yaratılan sahte iyimserlik ve pembe tablolar gerçekle yüzleştikçe birer birer yok oluyor. Algı operasyonları, yalan ve hırsızlıklar üzerine kurulan iktidar halk demokrasisine toslayınca panik halinde eski kimliğine dönmüş durumda. Tek adam diktatörlüğü ve tekçi siyaset kendi geleceğini garantiye alman kendi dönemindeki yolsuzluklar ile suç pratiklerini örtmek için giderek saldırgan bir siyaset izliyor. Tehdit şantaj ve baskı politikaları ile padişahlık zihniyetini garantilemek istiyorlar. Bu amaçla da demokrasi söyleminin ardına gizleniyorlar.

 

Sarayın efendisinin söylemi ile “1 Kasım kırılma noktası olacak” içinden geçtiğimiz süreç göz önüne alındığında belki de ilk kez bir gerçek ifade ediliyor. Hükümet ve saray açısından 1 Kasım kırılma noktasıdır. Zira 7 Haziran da alınan darbe ile hızlanan baş aşağı gidiş süreci 13 yıllık yalan politikaların sonu olacak. Bunu gören saray elindeki imkanlarla saldırıyor. Savaş politikaları, basın, aydın ve demokrasi güçleri üzerindeki saldırılar hız kazanmış durumda. Nefret suçları, lina politikaları ile kitleler sindirilmeye kirli politikalar hakim kılınmaya çalışılıyor. Bırakalım siyasetin ahlakını en ufak insani erdem ahlak ve vicdanın kırıntısını taşımayan bu politikalar korku halinin saldırganlığıdır.

 

Bu yüzden Türkiye’de demokrasi ve özgürlükten yana olan tüm güçler 7 Haziran başarısını geliştirmek, ülkenin geleceğinde etkili ve belirleyici bir güç olma iddası ile 1 Kasım’a hazırlanmalıdır. 1 Kasım’da Türkiye’nin geleceğinde yeni bir sayfa açmanın yolu kazanılacak başarı ile mümkündür. Ülkede yaşanan kaosun sonlandırılması daha güçlü bir halk hareketinin sürece ağırlığını koymasından geçiyor.

 

Genel anlamda savaş, hırsızlık ve diktatörlük politikalarına karşı özgürlük, demokrasi ve barış politikalarının kökleşmesi, kalıcılaşması ile yeni yaşam yolunun açılma mücadelesine sahne olacak 1 Kasım seçimlerinde gözler yine Dersim’in ve sembolik bazı merkezlerin üzerinde olacak. Çünkü Dersim sistem ile sistem karşıtı demokrasi ve özgürlük güçlerinin her zaman hesaplaşma alanı olmuştur. Sistem, muhalefet ve ötekileştirilmiş kimliklere karşı yürüttüğü politikaların başarısını Dersim üzerinden ölçmeye çalışır. Geleneksel devletçi anlayışın Kemalist politikaları ve neoliberal muhafazakar saldırganlığın Dersim’e ve ilerici güçlere bakış açısı değişmemiştir. Dolayısıyla sistem bir yandan politikalarını ölçerken öte yandan mesaj verme anlamında Dersim’i önde tutar. Dersim sistem açısından sistem karşıtı olan ezilenlere, ötekileştirilenlere, yok sayılanlara ve devrimci güçlere mesaj verme alanıdır. Bu yüzden Dersim üzerinde sinsi kirli politikalar, sistematik baskı politikaları eksik olmaz.

 

Cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülen tüm asimilasyon, yok etme sistemikçileştirme politikalarına karşı Dersim, özgün duruşunu ve kimliğini korumayı başarmıştır. Dersim kimliğinin sistem karşısında kendini koruma duruş gösterme başarısının altında yatan bir çok neden olsa da kanımca en önemli sebebi Dersim’in sistemi ret etme gerçeğidir. Asırlık acıların oluşturduğu bilinç, doğasına inancına var olan bağlılık ile Dersim’in sistem karşıtı duruşunun maneviyatı oluşur. Dersimli Yezit zihniyetinin, Hınzır Paşa siyasetinin kendisini kurtaramayacağının bilinci ile yüzünü hep aydınlığa ve kutsal dağlarına dönmüştür. Dersimi Dersim yapan direnişçi, eşitlikçi, özgürlükçü yaşam felsefesidir.
 

Son yıllarda Dersim sahte kurtarıcı Kemalist politikalardan kurtuldukça kendi kökleri, özü ile buluştukça özgürleşiyor. 7 Haziran seçimlerinde bunu belirgin olarak gördük.

 

Yeniden bir seçim sürecine girilirken Dersimlinin başarısına karşın devlet partileri kendilerini yenileyerek söylemini değiştirerek 7 Haziran’ın rövanşını almaya çalışıyorlar. Aslında geçmiş seçimlerden çok farklı bir durum yok. Figüranlar değişmiş olsa da sistem açısından oyun aynı oyun Dersimliyi nasıl aldatırız kandırıp yeniden kendimize bağlarız tiyatrosu sürecek.

 

Seçime giren aday ve partilere baktığımızda bir kez daha devlet partileri ile halkın partisi karşı karşıya geliyor. Etkisiz kalan kaybeden figüranlar yerine sahneye sürülenlerin zihniyet anlamında yeni bir şeyleri yok. Kaybedenlerden faklı olarak sadece parmakları var, yoksa söyleyecekleri yapacakları bir şey yok.

 

Bu seçimde AKP devlet imkanları CHP Kemalist aldatmacaları feodal ilişkiler ve parayı kullanırken bu devlet partilerinin karşısında yer alan devrimci demokratlar öncülüğünde oluşan halkın partisi ise sadece gerçekleri kullanacak. Yani bir kez daha Dersim’de devletin, parasının gücü ile halkın gücü karşı karşıya gelecek.

 

Dersimli sürekli tekrarlanan bu oyunun farkındadır. Bizim yaptığımız sadece hatırlatma olabilir. Geçen seçimde tarihi bir ders alan Kemalistler bu seçimde bir kez daha feodal ilişkiler ve paranın gücünü kullanmayı deniyor. Halka siyaset anlamında vereceği kalmamış teşhir olmuş ve aşılma sürecine giren CHP sermayenin temsilcisi olan adayları ile Dersimliyi satın anlaya çalışıyor. Lakin devlet eliyle sermaye sahibi olmuş   kesimler hala Dersimlinin satın alınamayacak kadar olduğunu öğrenememişler. Bunlar para ile kendi içlerinde işleri yürüttükleri gibi Dersimliyi aldatacaklarını sanıyorlar ama yanılıyorlar, bunuda seçimde görecekler. Sahte sol söylemler, ayakları yere basmayan absürt vaatlerle Dersimin birliğini bozmaya çalışan bozguncu ve bölücü söylemlerle yol almaya çalışanlar Dersimlinin bilinç duvarına toslayacaklar.  Dersimli bu tipleri çok iyi gördü. Dolayısıyla “eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” diyen Sayın Kılıçdaroğlu bu sözü söylerken Dersim adaylarını unutmuş herhalde. Halka dayanmak yerine paraya, feodal ilişkilere, geri kirli ilişkilere dayanarak siyaset yapma zamanı geçti. Dersim’e en büyük acıları yaşatan ve Dersim’i yok etmek isteyen CHP zihniyetinin kendini Dersim’e kurtarıcı olarak pazarlama zamanı da fazlasıyla geçti. Halk artık ölümü gösterip sıtmaya razı eden yalan politikalarını yutmayan zira artık halkın alternatifi halkın HDP’si var.

 

7 Haziran seçimlerinde açığa çıkan irade birlik ruhu bu seçimlerde de çalışmalarına ara vermeksizin devam etmeli halka ulaşmalı halkla siyaset yapmalıdır. Yeni yaşamın adresi olan HDP çalışanları ve bileşenleri Dersimlinin kendine verdiği iradeyi daha da büyütmeli güçlendirmelidir. HDP’liler yaşanan kaosun sebeplerini savaş politikalarını, özgürlük ve demokrasi düşmanlarını en ücra köye kadar anlatmalı, alternatif yaşamı ortaya koymalıdır.

 

Sonuç olarak 7 Haziran seçimlerinde iradesini ortaya koyan Dersim halkı bir kez daha irade beyanını en güçlü biçimde ortaya koyacaktır. Yeni yaşamın, özgürlük, demokrasi, eşitlik ve barışın adaylarını destekleyecektir. Dersimli ne kendi coğrafyasında ne de Türkiye de gericiliğin tek adam diktasının inkar ve asimilasyon politikalarının savaş politikalarının güçlenmesine, Kemalizmin yeniden hayat bulmasına onay vermeyecektir.

 

Çektiği acılar ile parçinlenmiş özgürlük tutkusu, direnişçi geleneği ile adaletin, eşitliğin, kardeşliğin en büyük savunucusu olan Dersimli 1 Kasım seçimlerinde bir kez daha HDP diyecek ve kendine yakışanı yapacaktır.

Yolun açık olsun Dersim…

 

ERGİN DOĞRU

Bu yazı toplam 1540 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2016 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim