• BIST 1.153
  • Altın 502,537
  • Dolar 8,1553
  • Euro 9,6454
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • Tunceli 9 °C

Yeni Adli Yıl başlıyor!

Yeni Adli Yıl başlıyor!

Adli Yıl'ın açılışı dolayısıyla Ankara Ticaret Odası Kongre Salonu'nda tören düzenlendiTörene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay üyeleri, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri ile çok sayıda davetli katıldıYargıtay Başkanı Kaynak, kongre salonu girişinde konukları, polis bandosu eşliğinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, Yargıtay Başkanvekilleri İhsan Akçin, Erdal Sanlı, Yargıtay Genel Sekreteri Aydın Boşgelmez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar ile birlikte karşıladıSaygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın söylenmesinin ardından konuşan Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, Yargıtayın bugün 5 ayrı binada hizmet verdiğini ve fiziki koşullarının ''had safhada yetersiz'' bulunduğunu söyledi Bu konuda yaptıkları girişimler sonunda Yargıtayın saygınlığına uygun ve adalet hizmetini karşılayacak nitelikte yeni bir hizmet binasının yapımı için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ilgili kurumlara gerekli talimatı verdiğini bildirdiKaynak, bu konudaki duyarlılığı için şahsı ve kurumu adına Erdoğan'a teşekkür ettiYAŞAMA HAKKI İNSANLARIN EN TEMEL HAKKIDIRKaynak, konuşmasının ''yaşama hakkı ve terör'' başlıklı bölümünde, yargının haksızlığa uğramış, mağdur olmuş insanların en önemli sığınağı olduğunu belirtti Bu sığınağa olan inancı devam ettirmenin, hukukçulara düşen bir görev olduğunu dile getiren Kaynak, hukuksuzluğun, anarşi ve kaosu beraberinde getireceğini, hukuk ve adalete herkesin ihtiyacının bulunduğunu kaydettiİnsanların en temel hakkı olan ''yaşama hakkının'', uluslararası bildirge ve sözleşmelerde öncelikli yer aldığına ve korunmasının öngörüldüğüne dikkati çeken Kaynak, şöyle devam etti ''Gerek ülkemizde, gerek dünyada süren terör, insan hakları ve özellikle yaşam hakkı için tehdit oluşturmaktadır Terör, bir insanlık suçudur Teröre karşı tüm devletlerin birlikte mücadele etmeleri bir zorunluluktur Terörle mücadelede bütün devletlere görev düşmektedirYaşama hakkı, temel vazgeçilmez insan hakkıdır Hukuk devleti, kişilerin hak ve özgürlüklerini korumakla yükümlü olduğundan kişilerin yaşama hakkına doğrudan müdahale oluşturan teröre karşı devlet, bireyleri korumak zorundadır''ANAYASANIN 3 MADDESİ DEĞİŞTİRİLEMEZAnayasanın üçüncü maddesinde ''Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür'' denilerek, devletin milli devlet olduğunun vurgulandığına işaret eden Kaynak, anayasanın bu hükmünün değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade ettiKuruluş yıllarında Atatürk'ün milleti, ''Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir'' biçiminde tanımladığını ve anayasanın 66/1 maddesinde de ''Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı bulunan herkes Türk'tür'' hükmünün yer verildiğini belirten Nazım Kaynak, ''Her iki tanımda da Türk sözcüğünün etnik anlamda kullanılmadığı, ülke üzerinde yaşayan bütün bireyleri kapsadığı görülmektedir Bir başka anlatımla Türk milleti kavramı, ırka, dine ve etnik kökene dayanmamakta, bireyler arasında hiçbir ayrım kabul etmemektedir'' dediYARGININ EN ACİL SORUNU DAVALARIN MAKUL SÜREDE BİTİRİLMESİDİRYargıtay Başkanı Kaynak, konuşmasının ''hukuk devleti, adil yargılanma hakkı ve makul süre sorunu'' başlıklı bölümünde de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin hak arama özgürlüğünün yargısal yöntemine dayanak olan 6 maddesinin adil yargılanma hakkından bahsettiğini, bu hakkın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından tanınıp korunduğunu söylediBu hakkın ihlalinin de bazı yaptırımlara bağlandığını belirten Kaynak, Türkiye'nin geçen yıl, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında aleyhine en çok ihlal kararı verilen ülkelerden olduğunu bildirdi Kaynak, 2010 yılında Türkiye'nin AİHM tarafından verilen ihlal kararları nedeniyle 25 milyon Avro civarında tazminat ödediğini belirttiKaynak, şunları kaydetti ''Yargının sorunlarının en büyüğü ve en acili, davaların makul sürede bitirilememesidir Makul sürede yargılanma hakkı, acil yargılanma hakkının en önemli gereklerinden birisidir Makul sürede yargılanma hakkı, her dava bakımından farklılık gösterse de temel olarak ülkelerin yargı sistemlerine verdikleri önemin de bir göstergesi niteliğindedir''''İNSAN HAKLARI, DEVLETİN İNSANLARINA LÜTUFU DEĞİL''''İnsan hak ve özgürlükleri'' konusuna da değinen Kaynak, insan haklarının, devletin, insanlarına ''bir lütuf değil, insanların doğuştan sahip olduğu kabul edilen haklar'' olduğunu söyledi Kaynak, ''Bu nedenle insan hakları standartlarını yükseltmek, başkalarının zoruyla değil, yüce milletimizin buna liyakati nedeniyle yapılması gereken bir zorunluluktur'' dediTürkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Çoşar ise törende yaptığı konuşmada, Deniz Feneri Soruşturmasında yaşanan gelişmeleri yargıya siyasi müdahale olarak nitelendirdi Çoşar konuşmasında şunları söyledi Türkiye’de iyi şeyler oldu, oluyor Ama iyi olmayan hatta vahim olan şeyler de var Bunların en başında terör geliyor Güvenlik hakkını yaşama hakkını hukukun bireylere verdiği hakları ortadan kaldırmak için teröristler ilkel şiddette başvururlarBunlarla mücadele etmek devletin asli görevidir Hukukun çizdiği sınırlar içinde bu mücadelede üzerimize düşen görevi yapmaya hazırızTürkiye Barolar Birliği olarak Türk olsun Kürt olsun aynı ulusun eşit vatandaşları olarak kardeşçe yaşamak isteyen herkesi sağduyulu olarak teröre karşı tavır almaya davet ediyoruzTerörle mücadele ederken Benjamin Franklin’in şu sözünü de hatırlatmak isterim, “Güvenliğimiz için özgürlüğümüzden vazgeçmeye başlarsan sonunda hem güvenliğimizden hem de özgürlüğümüzden oluruz”“DENİZ FENERİNDE YAPILAN YARGIYA SİYASİ MÜDAHALE”Kamuoyunda Deniz Feneri olarak bilinen soruşturmayı yürüten savcıların görevden alınma nedeni olarak belirtilen husus gereksiz bilgilerin kapatılmasından ibaret ise bu uygulama Ergenekon ve Balyoz olarak bilinen diğer davalarda da sıkça yapılan rutin bir uygulamadırO nedenle bu tasarrufun makul bir açıklaması yoksa, yapılan yargıya siyasi bir müdahaledir ve kabul edilebilir tarafı yoktur

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim