• BIST 99.326
  • Altın 236,792
  • Dolar 5,5638
  • Euro 6,2937
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 14 °C
  • Tunceli 11 °C

TÜRKİYE SİYASETİNDE CHP'NİN ROLÜ

Şafak ÇELEN

Türkiye siyasetinde Bu günün şartlarını ve koşullarını anlayabilmek için geçmişi doğru temeller üzerinde analiz etmek lazım. Bu çerçevede HDP ve demokrasi güçleri açısından gelinen durumu çok net bir biçimde özetleyebiliriz. Aslında inkar ve imha tarihni çok uzaklarda aramamak lazım. 7 Haziran seçimleriyle başlayalım. Bu seçimlerde HDP büyük bir oy çoğunluğuyla 80 vekilini meclis çatısı altına soktu. Kuşkusuz bu başarı sadece HDP’nin başarısı olmadı. Aynı zamanda bu süreç içerisinde devrim ve demokrasi güçlerinin de büyük ölçüde katkısı oldu. Fakat bu süreç bir taraftan büyük başarılara ev sahipliği yaparken diğer taraftan bu durumu hazmedemeyen demokrasi karşıtı güçlerin iştahanı kabarttı. Artık HDP, Türkiye Büyük Millet Meclisinde siyasal üstünlüğünü elde etmiş, çok renkli  bileşenlerle kimliklerin ortak temsiliyetini sağlamıştı. Yaşanan tüm bu gelişmeleri hazmedemeyen AKP ise, yeni stratejik hamleler için kollarını çoktan sıvamıştı. 13 yıllık iktidar saltanatı bertaraf olan AKP, arıtık ülkeyi yeni bir erken seçime doğru götürmek için büyük uğraşlar verecekti. Nitekim başarılı da oldu. Çok sevriği ve uğruna ülkeyi kan gölüce cevirdiği İktidarına kavuşmak aslında sanıldığı gibi  o kadar da zor olmadı. İşte tam da bu noktada ülkeyi erken seçime götüren süreci biraz özetlemek istiyorum.

‘KANDIRILDIK’ DİYEN BİR LİDER

Dediler ki ‘Biz erken seçim taraftarı değiliz fakat koalisyon arayışları sonuç vermezse ülke erken seçime gider’ kuşkusuz böyle de oldu.  AKP’nin derdi aslında ülkeyi yeni bir erken seçime doğru götürmek. Bunun için tabiri yerindeyse lokomotif güç olarak gördüğü CHP’yi kullandı. Herkezin hatırlayacağı gibi kapalı kapılar arkasında yaklaşık bir aylık sürece dayanan derin ittifak görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşmelerin ilk haftasından itibaren kamuoyuna olumlu açıklamalarda bulunan CHP’liler ‘İttifak arayışlarımız olumlu geçiyor en kısa sürede sonuca bağlarız’ diyerek kamuoyunda bir umut beklentisi yarattılar. En nihayetinde bir ay boyunca gerçekleştirilen görüşmelerin sonunda kameralar karşısına geçen Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı cümleler aynen şu şekilde; ‘Biz görüşmelerin olumlu geçtiğini düşünürken aslında kandırıldık. AKP ile masaya oturmuyacağız’...  Sözüm ona ömrünün yarısını CHP tabanında siyaset yaparak geçşirmiş bir liderin ‘Kandırıldık’ demesi vahim ve bir o kadarda acı verici bir durumdur. Aslında  AKP, CHP’yi yedeğine alarak ülkeyi önümüzdeki dönemde  (şuan yaşıyoruz) derin bir kaos aralığına sürüklemeyi hedefledi hatta başarılı oldu.

ADIM ADIM TASFİYE PLANLARI

Bu toplum bir kaç yıl öncesine kadar refah içerisinde yaşarken, herkezin barış ve kerdeşliğe olan inançları kabarırken 7 Hazirandan sonra bir anda büyük bir kaos aralığına sürüklenmesinin tek bir anlamı vardı, o da AKP’nin tek başına iktidar olamamasıydı. Bu halkın önüne iki seçenek konuldu. Ya huzur ya kaos denildi. Bu dönem içerisinde AKP’nin bakanlar kurulu toplantıları tümüyle HDP’nin tasfiye planları üzerine gerçekleştirilmiştir. Dikkat ettiyseniz seçimlerden önce Türkiyede bir kaçı hariç hemen hemen bütün yazılı ve görsel medyada HDP metiyeleri dizerken bir anda HDP’yi gündem dışına çıkartmaya çalıştılar/çalışıyorlar. Kamuoyunda muazzam derecede linç kapmanyaları başlatılırken, HDP’nin kendini ifade etmesi bile sağlanmıyor. Bütün gerçeklerin  karanlıkta kaldığı bir ülkede karanlık odaklar kendilerini aydınlık olarak sunar. Biz bunu çok iyi biliyoruz.

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI

AKP’nin en başından beri HDP çatısı altında mecliste üçüncü parti olarak yerini alan demokrasi güçlerini tasfiye etmek için stratijik planlar yürüttüğünü biliyoruz.  Bu tasfiye planını ilmek ilmek işlerken ona dolaylı yada açıktan destek veren partiler de vardı. Biri kendisini yıllardan beri Cumhuriyetin partisi olarak gören CHP, diğeri ise kendini Türkiye’nin sahibi olarak gören MHP’ydi.  Burada CHP faktörünü MHP’den çok daha fazla irdelemek lazım. Temel olarak ulusalcı bir çizgiyi takip eden CHP, Türkiye Laik değerlerini ortadan kaldırmaya çalışan AKP’ye karşı açık tavır ve tutum alması beklenirken aksine HDP dokunulmazlıklarının kaldırılması için açıktan AKP’ye bir kez daha destek vermiştir. Kuşkusuz bur durum CHP içerisinde bulunan demokratik değerlerini kaybetmemiş partililer tarafından büyük tepkiyle katşılanmıştır.  ‘Biz  bu sürecin bir parçası olmak istemiyoruz’ diye tepkilerini dile getirmişlerdir. Yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen bizler bir umuttur diyip CHP’nin yüzünü hakka döneceğini  umutla beklerken Tıpkı Deniz ve yoldaşlarının idamında olduğu gibi yine oy çoğunluğuyla aynı şekilde HDP’yi idam sehpasına çıkartmayı tercih etti.

GERÇEK BU...

Aslında CHP’yi yanlış tanımıyoruz. Yazdıklarıma şaşıranlar ‘aslında öyle değildi’ diyenler çok olacak biliyorum. Fakat aşağıda tarih tarih belirttiğim anektodlar dikkatle incelendiğinde bu ülkede değişmeyen tek şeyin CHP ziniyeti olduğunu gözler önüne seriyor. Biz istesekte istemesekte. Gerçek bu....

Yıl 1980: 50 yurttaşın yaşamını yitirdiği Çorum katliamında CHP’li Belediye Başkanı Turhan Kılıçoğlu, ‘Çorum olayları solun bir tehtitidir’ dedi.

Yıl 1974: Resmi olmayan rakamlara göre 200 Alevi yurttaşın katledildiği Maraş’ta dönemin İç İşleri Bakanı İrfan Özüadınlı yaptığı açıklamada ‘Olay sol örgütler yüzünden oldu’ dedi.

Yıl 1993: 37 aydının katledildiği Sivas’ta CHP’li Erdal İnönü Başbakan Yardımcısıydı.

Yıl 1937-38: Adına ‘Tunçelli’ operasyonu denilen 17 bin insanın katledildiği Dersim katliamında yine baş rolde Cumhuriyet Halk Partisi’nin sahibi Atatürk ve manevi kızı Sabiha Gökçen hava saldırılarında aktif rol aldı...

Bu yazı toplam 3374 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim