• BIST 107.024
  • Altın 140,280
  • Dolar 3,5232
  • Euro 4,0748
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • Tunceli 37 °C

Memleket İsterim Adı Dersim Olsun...

Şafak ÇELEN

Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir etkinlikte istemeyerekte olsa iki kişinin arasındaki konuşmalara kulak misafiri oldum. Anladığım kadarıyla biri Dersimli diğeri ise Bulgaristan göçmeni (Muacir). Bu iki gencin arasında gerçekleşen konuşmada dikkatimi çeken en önemli şey “Memleket” bölümüydü. Göçmen olan genç bizim Dersimliye memleketini soruyor. Oda doğma büyüme Bursalı olduğunu yıllardan beri bu memlekette ikamet ettiğini önemle vurguluyordu. Diğeri ise aynı şekilde Bulgar göçmeni olduğunu ve nesiller boyu Bursa’da yaşadıklarını söylüyordu. Konuşmanın bu bölümünde herşey gayet normalmiş gibi görülsede birazdan ortalık fena halde karışacak. Zira bu konuşmaya kulak misafiri olan tek kişi ben değilmişim. Birden bu iki gencin arasına üçüncü bir kişi daha ekleniyor. (Muhtemelen bizim Dersimliyi tanıyan birisi ve tasnif etmediğim bir davranışla) “Daha üzerindeki tezek kokusu geçmemişken sen hangi ara Bursalı oluverdin ben hala anlayamadım” diyerek bizim Dersimliyi fena halde utandırdı. İçinde bulunduğu bu zor durumu toparlamaya çalışan genç, daha sonra “Ben öyle demek istememiştim tabiyki aslen Dersimliyim. Fakat Bursa’da doğduğum için böyle söyledim” dese de hakikatin gerçek yüzünden kaçamadı. Dikkat ettiniz mi? Bu iki diyalog arasında çok dikkat çekici bir nokta var. Bulgaristan göçmeni olan genç her nekadar Bursa’da yaşadığını söylesede ama aslen Bulgaristan’lı olduğunu söyleyebiliyor. Fakat bizim Dersim’li memleketinin sadece Bursa olduğu önemle belirtiyor. Burada kesinlikle genci bu davranışından dolayı yargılamıyorum/yargılayamam. Zira yaşadığım bu vaka bana biraz “Kültürel Soykırım” kavramı üzerinde durmamı hatırlattı. Bundan bir kaç yıl önce “Kültürel Soykırım” üzerine katıldığım bir toplantıda katılımcılardan biri “Ben sistemin vahşi yüzünü anamın fistanını bıraktıktan sonra gördüm” demişti. Hafızama yer eden bu cümle aslında “Kültürel Soykırım” başlığını tek seferde özetler nitelikyetdi. (Soykırım) derken burada katletme öldürme falan yok. Mesela bizim gencin Bursa’da doğduğu için “Bursalıyım” demesi gibi. Yada aile büyüklerinin ona öğrettikleriyle davranması gibi. Bir insan nerede doğarsa doğsun tarihsel gerçeklik sonsuza dek onun paşinden gitmeye devam edecek. Özellikle batı bölgelerinde yerleşik hayata geçen bir çok Dersimlinin 37-38 madurları olduğunu çok iyi biliyoruz. Geçmişinde yaşadıkları ağır tıravma ve vahşetin üzerlerinde derin izler bıraktığını da. Fakat hiçbir gerekçe 21. Yüyıla gelinmiş bir çağda geçmişimizin izlerini yok etmeye neden olmaması gerektiğini de iyi biliyoruz. O açıdan “Beni öldürmeyen şey yaşatır” felsefesiyle hakikati aramak için yola çıktığığımızda gerçeğe o kadar çok yaklaşmış oluruz. Tıpkı Kültürel değerlerimize yaklaşacağımız gibi... Bir çoğumuz biliriz, Alevi inancında “Yol” kavranımın belirgibi bir yeri vardır. Yol özünde varoluş gerçeğidir. Tarihsel toplumsallıktır, İnsanı insan yapan toplumsal gerçekliğe bağlılıktır. Yoldan kopmak ise insanın varoluş gerçeğinden çıkmaktır, toplumsallığın dışına düşmektir. Alevilikte mahkum edilen ve aslında “Düşkünlük” olarak tabir edilen gerçeklik budur. Tarih bize “Gelin canlar bir olalım” derken “Yol” ve “Hakikatten” kopmamamız gerektiğini öğretmiştir. Bu “Yol”da bağlı olduğu topraklardan her ne kadar uzaklara gitse de Kültürünün değişmemesi vardır. Ana kadının nesiller boyu bağrında koruyup kolladığı ana dilimizi haykırma cesareti vardır. O açıdan sıkı sıkıya korunup kollanması gerereken değerlerimiz birer utanç tablosu olarak değil canımızın birer parçası olarak görülüp saklanmalı. Sağdece saklamayla yetinmemelli tıpkı ana kadının yaptığı gibi nesilden nesile aktarılmalı. Tıpkı Andre Gide’nin dediği gibi “Toplumsal değerlerimiz, herşeyi okuyup unuttuktan sonra aklımızda kalan tek şeydir”....

Bu yazı toplam 1493 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2016 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim