• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 2 °C
  • Tunceli 1 °C

CHP'li Erol: "Eyalet konusu, nabız tutulması için ortaya atıldı"

CHP'li Erol: "Eyalet konusu, nabız tutulması için ortaya atıldı"
CHP Dersim Milletvekili Gürsel Erol, eyalet tartışmalarına değinerek, "Eyaletler konusunda Sayın Cumhurbaşkanının çeşitli açıklamaları olmuştu.

 Osmanlı döneminde Kürdistan'ın, Lazistan gibi böyle bölgesel federasyonların olduğunu ifade etmişti. Bu sanırım politik bir konu, siyaseten nabız tutulması için ortaya atılmış bir düşüncedir" dedi.

Partisinin Dersim İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen CHP'li Milletvekili Gürsel Erol, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Geçmiş referandum larda olduğu gibi Tunceli halkı bu referandumda da haksızlığın, hukuksuzluğun karşısında duracağını dile getiren Erol, Türkiye'de en yüksek 'Hayır' oyunun Tunceli'de çıkacağını yineledi.

"CUMHURBAŞKANININ BİLGİSİ OLMADAN DANIŞMANLARI ÇIKIP KONUŞAMAZ" 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanlarının yaptıkları açıklamalara da değinerek, danışmanların Cumhurbaşkanı Erdoğan'a danışmadan açıklama yapamadıklarını söyleyen Erol, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanı'nın bilgisi olmadan danışmanları çıkıp bir televizyona ya da gazeteye herhangi bir değerlendirme yapamaz. Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı istisnai bir devlet memurluğu kadrosudur. Bir Cumhurbaşkanı danışmanı, bir TV kanalına çıkıyorsa ya da bir paylaşım yapıyorsa Cumhurbaşkanı'nın bu konuda bilgi sahibi olduğu kanısındayım. Eyaletler konusunda Sayın Cumhurbaşkanının çeşitli açıklamaları olmuştu. Osmanlı döneminde Kürdistan'ın, Lazistan gibi böyle bölgesel federasyonların olduğunu ifade etmişti. Bu sanırım politik bir konu, siyaseten nabzın tutulması için ortaya atılmış bir düşünce. MHP seçmeninin 'Evet' oyu kullanmayacağı görülünce, Kürtlerin oyu alınabilinir mi, gibisinde tartışmaya açık. Cumhurbaşkanı gelecek tepkilere göre kendi siyasi söylemini şekillendirecektir. Benim bu konudaki tespitim ve yorumum budur. Ama, kamuoyunda tepki olunca, Cumhurbaşkanı 'Siz onun değil, benim ne dediğime bakın' dedi. Bir geçişle bu durumu örtbas etmeye çalıştı. Asıl tehlike bu konu referandum öncesi konuşuluyorsa, referandum sonrası da konuşulabilir. Çünkü, bunları söyleyen Cumhurbaşkanı danışmanları bu anayasa maddelerini hazırlayan danışmalardır. Bu anayasa çalışmasını hazırlayanlar mecliste değil, AKP'nin TBMM'deki milletvekilleri, Grup Başkanvekilleri değil, Meclis Başkanvekilleri değil, bu anayasa değişikliği teklifi Cumhurbaşkanlığı köşkünde hazırlanarak, danışmanlar tarafından hazırlanarak Meclis'e gelen bir çalışma. Bu çalışmayı hazırlayan arkadaşların yorumları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Çok tehlikeli bir söylem ve çok  tehlikeli bir süreçteyiz."

"EVET ÇIKARSA BİR DAHA MİLLETVEKİLİ ADAYI OLMAYACAĞIM"

CHP'li Erol, anayasa değişikliğinde 'evet' çıkması durumunda bir daha milletvekili adayı olmayacağını dile getirerek, "Bizim beklentimiz 'hayır' çıkmasıdır tabii ki. Ama 'evet' çıkması halinde parlamentonun bir saygınlığının ve işlevinin kalmayacağı nedeniyle daha önce yaptığım açıklamada bir daha milletvekili adayı olmayacağım. Bugün kendi ilimde CHP İl Başkanlığı'nda bu kararımı tekrar açıklıyorum, 'evet' çıkarsa bir daha milletvekili adayı olmayacağım. Hayır çıkması halinde Türkiye'de tansiyonun düşürülmesi, siyasette karışıklık ve gerilimi yapmak yerine siyaseti sorgulayan çözüm odaklı söyleme kavuşturulması ile ilgili ilimizin sorunlarını anlatmakla ilgili Türkiye'nin sorunlarını anlatmakla ilgili kendi geleceğimizle ilgili endişelerimizi paylaşmak için Sayın Cumhurbaşkanı'ndan randevu talep ederek sizlere de açıkladığım görüş ve kaygılarımı Sayın Cumhurbaşkanı'na da ileteceğim" dedi.

"MUNZUR VADİSİNE KAZMA VURDURMAYACAĞIZ"

Devletin Dersim’de yapmak istediği baraj projelerine karşı  sonuna kadar hukuk yollarını kullanacaklarını ifade eden milletvekili Erol, “Munzur’daki HES ve baraj projeleri iptal edilmelidir. Burada bu işin mücadelesine veren iyi niyetli arkadaşlara seslenmek istiyorum. Tunceli’de yaşanan her sorun  yüzde 80 devletin yanlış politikalarından kaynaklıdır. Ama çözümde devlettir. Yani devlet politikası bir yanlış yaratmışsa  o yanlıştan vazgeçip doğru yapmanın yolu tekrar devletin o kararı değiştirmesidir. Bizde devlet karşıtı söylemler yapmak yerine, işin mantığını doğru anlatarak  devletin bu konuda ikna etmemiz lazım. Bir bir hükümet politikasıdır. Yani bununla ilgili olarak bakanlara gitmeliyiz, ilgili bürokratlara gitmeliyiz. Başbakanı ziyaret etmeliyiz, cumhurbaşkanını ziyaret etmeliyiz. Ve bu talebimizin ideolojik  bir talep olmadığını  anlatmalıyız. Munzur’da bu barajlar asla ama asla yapılmamalıdır. Ben bir milletvekili olarak değil, bu toprakların bir evladı olarak söylüyorum. Kesinlikle buna karşı çıkmalıyız. Munzur’a bir kazma vurdurmamalıyız. Ben milletvekili olduğum sürece bunun engellemenin yolu yönetimi neyse onun mücadelesini vereceğim.”dedi.

 

Bu haber toplam 415 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2016 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim