• BIST 109.019
  • Altın 271,589
  • Dolar 5,7580
  • Euro 6,3770
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C
  • Tunceli 9 °C

40 yıldır Düzgün Baba yolunda hizmet veriyor

40 yıldır Düzgün Baba yolunda hizmet veriyor
Hüseyin Yiğit dede 40 yıldır Düzgün Baba’ya gelen konuklara çay yapıyor.

Hüseyin dede, eskiden Düzgün Baba’da cem yapıldığını, itikatın olduğunu ancak günümüzde özellikle cep telefonlarının, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte inancın da bittiğini söylüyor.

Aleviler için kutsal mekanlardan biri olan Düzgün Baba ziyaretini günde yüzlerce insan ziyaret edip kurbanlarını kesiyor, lokmalarını veriyor. Uzun bir yolculuktan gelen ziyaretçiler önce Hüseyin Yiğit’in 40 yıldır yaptığı çaylardan içip kısa bir dinlenmeden sonra Düzgün Baba ziyaretine yürümek için yolla çıkıyorlar.

Çevreci Köyü’nden olan Hüseyin Yiğit dede 40 yıldır Düzgün Baba’da hem dedelik hem de çaycılık yapıyor. Hüseyin Yiğit dede, söylediği Kırmancki “Düzgün Baba dağı benim hasretim” klamıyla başlıyor yaptığı hizmeti anlatmaya.

 

“TEKNOLOJİ İNANCI ZAYIFLATTI”

Yüzlerce insana çay yapıp dağıtan Hüseyin dede, “İnsanlar buraya gelip çay içip dinleniyorlar sonra yavaş yavaş yukarı doğru çıkıyorlar” diyor.

Çaylarını içen ziyaretçiler Düzgün Baba mekanına çıkıyor. Hüseyin dede, mekanı ise şöyle anlatıyor:

“Başta mekana gidiyorlar mekanda iki tane atın ayak izi var. Mübarek orada 40 gün 40 gece ibadet etmiş. Yukarıda bir de mağara var içinde döşeği, yastığı, kemanesi ve ayak izi var. Mağaradan da yukarıya yürüyünce sır olduğu yer var. Orayı geçince sazı, kolu, kapısı ve dilek taşı var. Türbe denilen yerde mübarek sır oluyor.”

Eskiden insanların yalın ayak Düzgün Baba’ya çıktıklarını şimdi ise inancın zayıfladığını üzülerek söylüyor Hüseyin dede. Konuşmasına devam ederken duygulanan Hüseyin dede, “Bir gün bir gece, iki gün iki gece yalın ayak gelirlerdi. İnsanlar mekanı gördüklerinde hüngür hüngür ağlarlardı, düşüp bayılırlardı. O kadar itikat, inanç vardı. Biz geceleri Düzgün Baba’da cem tutuyorduk. Ateşe gidiyorduk, insanlar ağlıyordu. Ama inanç vardı” diyor.

İnternet, televizyon ve cep telefonunun çıkmasıyla inancın zayıfladığını belirten Hüseyin dede, “Her şey yok oldu. Aile düzenimiz, komşu ilişkilerimiz kalmadı. Küçük büyük kalmadı, her şey yok oldu gitti. Pir, rayber geliyor cep telefonu alıp eline akşama kadar telefonla oynuyorsun hiç pire raybere bir şey sormuyorsun, yol erkan öğrenmiyorsun. Yol kayboldu gitti. Evet hala inançlı insanlarımız var ama birkaç kişiyle olmuyor tümüyle olması lazım” diyerek durumun ne kadar vahim olduğunu anlatıyor.

 

RIZA LOKMASI VERİLİYOR

Hüseyin dede, Hz. Ali’nin  “Yolumuz kıldan ince kılıçtan keskindir” sözünü hatırlatarak insanların artık işin kolayına kaçtığını söylüyor.

Sabahları köyden arabayla gelip hizmet yürüten gençlerden biri de yaşadıkları en büyük sıkıntının odun bulmak olduğunu söylüyor. Genç, hizmet için bu işi yapıklarını belirterek, çayı parayla satmadıklarını rıza lokması olduğunu da ekliyor.

PİRHA

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2018 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim